26 Şubat 2012 Pazar

Çağlar ve Müzik - 07

Bölüm 7 / Orijinal Yayın Tarihi: 1 Mart 1999



Bugünkü izlencemizi Franz Liszt'in dengeserlik anlayışından uzaklaşmaya yönelik arayışlarından yararlanarak kendisine yeni bir yol bulmuş olan yüzyılımızın ilk çeyreği başında en önemli yapıtlarını vermiş olan büyük Rus bağdarı Aleksandr Skryabin'in yapıtlarından örnekler vermeye ayırmış bulunuyoruz.
1872-1915 yılları arasında yaşamış olan Skryabin, Moskova konservatuvarında bağdama/kompozisyon ve piyano dalında öğenim gördü. Konservatuvarı piyano dalında birincilik ödülünü alarak bitirdi. Başlangıçtaki yapıtları Chopin'in etkisini yansıtan, duyarlığı öne çıkaran küçük yapıtlardı. Hepsi de piyano için yazılmıştır. Ne ki bu ilk yapıtların dengeserliğe/tonaliteye bağlı yapısallığından, dörtlü aralıkları üstüste bindirmekle oluşturulan, böylece dengeserlik dışına kayışı önceleyen, kakışmalı, daha karmaşık bir yapısallığa yöneldi. Chopin'in etkisinden sıyrılarak Liszt'in virtüözlüğü/hünerciliği ve kakışmaları/dissonent zorunlu kılan, yoğunluğu giderek artan bir piyano diline yaklaşım gösterdi. 1907'de yazdığı "Beşinci Piyano Sonatı"ndan sonra artık yapıtlarında dengeserliği belirleyen donanım belirtkelerini kullanmamaya, piyanoda o güne gelinceye değin görülmemiş ölçüde karmaşık bir yoğunluğu içeren yepyeni bir dilin yaratıcısı olmaya yöneldi. Doğu gizemciliğinin etkisi altında, renklerle sesler arasında ilişkiyi öngören, kendini aşma tutkusuyla, sonsuzluğu/sınırsızlığı sezme coşkusunu dile getirmeye çalışan bir küğün yaratıcısı olmak istedi. Ses olarak, teknik olarak bu sınırsızlığa ulaşma çabası / sonuçta altı sesten oluşan, içinde iki tane üç tam ses / tritonun, bir dörtlü aralığın bulunduğu "Prometeus" tınaşı diye adlandırılan tınaşı varlaştırmıştır. Prometeus tınaşı pesten tize şu seslerden oluşur: Do - Fa diyez / Si bemol - Mi / La-Re. Bu altı seslik tınaş hem kararsız, hem etkin bir doyuruculuk gösterir. Skriabin'in yapıtlarında bu tınaş pek çok değiştirilmiş biçimleriyle, ilginç dokunaklılık içinde kendini gösterir. Değişimleriyle canlılığını korur.
Yapısal özellikleri, aşırı yoğunluğu nedeniyle Skryabin'in özellikle son piyano yapıtlarının çalınmasının da, yorumunun da büyük zorluklar taşıdığını belirtelim.
Skryabin'in ilk dönem yapıtlarına örnek olmak üzere:
Etude Op.2 No.1 (1887) (2'31")
1894'te yazılmış Etüd Op.8 başlıklı 12 Etüd'den oluşan dizisinden,
No.1 (1'28")
No.10 (1'48")
No.12 (2'14")ü dinleteceğiz.
Dinlenecek bu dört Etüd'ü de piyanoçalar Piere Lane çalmaktadır.
< Müzik: Özel Arşiv (8'01") >
Dengeserlik anlayışında uzaklaşmaya başladığı "Orta dönem" yapıtlarına örnek olarak; 1997-1998 yılları içinde yazdığı, Liszt'in ve Franck'ın yapıtlarını usa getiren; Küçük Fa Diyez dengeserli Op.23, Üçüncü Piyano Sonatını ve dengeserlik dışına yönelmenin tam sınırında 1907 yılında yazılmış Op.53 "Beşinci Piyano Sonatı"nı dinleyeceğiz.
Her iki sonatı da John Ogdon çalıyor:
Op.23 3. piyano sonatı (18'41") (sıra:7)
Op.3 5. piyano sonatı (12'15") (sıra:17)
< MÜZİK: Özel Arşiv (30'56") >
Skrybin'in son dönem piyano sonatlarının hepsi de tek bölümlü olup, 6. ve 7. Sonatları 1911-1912 yılları içinde, 8,9, ve 10 sonatları 1912-1913 yıllarında yazmıştır.
Aslında Skryabin'in piyano için 12 tane sonatı vardır. Ancak bunlardan ilk ikisine opus sayısı vermemiş olduğu için on sonatının dışında kalırlar. Bu sayı dışı iki sonattan "Sonate-Fantasie" olarak tanımlanan 1886, daha sonra yazılıp sayı verilmemiş olanı (küçük mi bemol dengeserli) 1887-89 yılları arasında yazılmış olup, ilk yapıtlarındandır.
Bugünkü izlencemizde son dönem piyano yapıtlarına örnek olmak üzere Op.62,6 sayılı sonat ile, Op.66,8 sayılı sonatı dinleteceğiz. Bu sonatları Vladimir Aşkenazi'nin yorumuna göre dinleyeceğiz.
Op.62 6. Sonat (11'37")
Op.66 8. Sonat (13'29")
< MÜZİK: Özel Arşiv (25'06") >

15 Şubat 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 06

Bölüm 6 / Orijinal Yayın Tarihi: 22 Şubat 1999



Cesar Franck'ın yapıtlarını tanıtmaya ayırdığımız bu ikinci izlencede onun yine iki yapıtına yer vereceğiz.
Önce 1886-87 yılları arasında yazmış olduğu piyano için; Prelüd, Arya ve Bitiriş /Finale adlı yapıtı. Piyanoyu Jorge Bolet çalıyor.
< MÜZİK: Özel Arşiv >
Cesar Franck'ın küğüne örnek olarak seçtiğimiz son yapıt, onun ölümünden bir yıl önce 1889'da yazmış olduğu büyük re / re majör dengeserli tek Dördül'üdür. Tıpkı tek senfonisi, tek keman-piyano sonatı gibi bu tek dördül'de içerdiği yoğun tinsel duyum ve anlatım bakımından Beethoven'in son dördülleri düzeyinde sonraki yapıtlara örnek olacak ölçüde mükemmeldir.
1. Bölüm - Poco Lanta
2. Bölüm - Scherzo
3. Bölüm - Larghetto
4. Bölüm - Finale-Allegro molto
buyurgulu Dördül'ü Gewandhaus Dörtlüsü seslendirmektedir.
< MÜZİK: Özel Arşiv >

5 Şubat 2012 Pazar

Çağlar ve Müzik - 05

Bölüm 5 / Orijinal Yayın Tarihi: 15 Şubat 1999



Bugünkü izlencemizi Belçika kökenli Fransız bağdar Cesar Franc'a ayırmış bulunuyoruz.
1822 yılında Belçika'nın Liege kentinde doğdu. 13 yaşında ailesiyle Paris'e geldi. 1837 yılında Paris konservatuvarına girdi. Çok başarılı bir öğrenci oldu. 1842'de konservatuvarı birincilikle bitirdi. Ailesi Liege dönmüş olduğu halde o dönmedi. Paris'te öğretmenlik, Notre Dame de Doretta ve Saint Jean-Saint François kiliselerinde orgculuk yaptı. 1872'de öğretmeni Benoit'nın yerine Paris Konservatuvarı'na Org öğretmeni atandı.
Cesar Franck en önemli yapıtlarını konservatuvar öğretmenliği sırasında 50 yaşından sonra ortaya koydu. Çok dingin bir yaşamı vardı. Çok iyi bir öğretmendi. Öğrencilerinin yetişmesinde, onların yetenekleri doğrultusunda kendilerini gösterebilmeleri için bilgisiyle onları donandırırdı, hep yanlarında oldu. Bu öğrencilerin çoğu sonraki kuşağın tanınmış bağdarları oldular. Birkaçını sayalım: Vincent d'Indy, Henri Duparo, Ernest Chausson, Guy Ropartz, Gabriel Pierne...
Franck, Liszt ve Wagner'den etkilenmiş, özgürce özgün bir küğün yaratıcısı olmuş, sonraki kuşağa yol göstermiştir. Ne ki yaşadığı dönemdeki Fransız küğü opera ve operet tutkunluğu ile sınırlı sayılabilirdi. Saltık küğ anlayışı önemsemiyordu. Franck ortaya koyduğu yapıtlarla Fransız küğüne; hafiflikten uzak yoğun ve derin bir söyleyiş, yapısı gevşekliğe kaçmayan sıkı, yapısalcı bir doku örneği getirerek, günün sosyetesinde geçerli olan yelincek ve yüzeysel küğ anlayışına tek başına karşı çıkmaya çalışmış, anlaşılmamasını hiç umursamadan verimini sürdürmüştür. Ancak çevresini sarmış öğrencileri onun ne yapmak istediğini anlayarak sağlığında yeterince tanınmamış/değerlendirilememiş öğretmenlerini tanıtmaya ve onun açtığı çığırda yürümüşlerdir.
Franck'la aynı dönemde yaşamış olup, operalarıyla ünlenmiş olan Charles Gounod, Franck'ın senfonisinin ilk seslendirilişinden sonra onun küğü için "değiştirilemez yeteneksizliğin anlatımı" demiştir. Buna karşılık yıllar sonra Maurice Ravel bir yazısında Cesar Franck'ı küğünü tanımlamak için "Dingin, yüce ıralı ezgilerle, eşsiz zenginlikte cesaretle yapılmış uyumlar..." demiştir.
Franck, Liszt'i en iyi anlayanlardan biriydi. Onun birçok yapıtında görülen "monomatik/tekezgizellik" anlayışını geliştirerek "Dönemsel biçim" anlayışını getirmiştir. Böylece kocaman bir yapıt tek bir düşünce çekirdeğinin geliştirilmesiyle ortaya koyulabilmektedir.
Cesar Franck da Liszt gibi orgu önemsemiş, org için değerli yapıtlar vermiştik. Yine Liszt gibi "senfonisel yır" türüne önem vererek beş tane yapıt ortaya koymuştur. Ne yazılı ki Cesar Franck denildiğinde bugün tek "senfonisi" ve tek "keman-piyano sonatı" dışında öteki yapıtlarını hemen usa gelmemekte, bunlar yeterince tanınmamaktadır.
Örneğin türleri içinde çok üst düzeyde yer almaları gerekirken tek Dördül'ünün bugüne değin ülkemizde hiç seslendirilmemiş olduğu gibi herhangi bir kaydının da radyolarımızda yayınlanmamış olduğunu, bunun gibi piyano yazını içinde önemli ve özel bir yeri bulunan "Prelude Choral ve Füg" ile "Prelüd arya ve bitiş/final" adlı yapıtlarının piyanoçalarlarımızın hiç birince bir dinleti izlencesine koyulmamış olduğunu söyleyebiliriz.
Cesar Franck'ın bizde pek tanınmayan yapıtlarını dinlemeye ayırdığımız iki izlencenin bu ilkinde, onun piyano için 1884 yılında yazmış olduğu "Prelüd, Koral ve Füg" başlıklı yapıtı ile kimi küğ yazarlarınca onun başyapıtı sayılan ve tümü bizde hiç seslendirilmemiş olan koro ve orkestra için 1886-1888 yılları içinde yazdığı senfonisel yır'ı, Psyche'yi dinleyeceğiz.
Prelüd, Koral ve Füg adlı yapıtı piyanoda Jorge Bolet seslendirmektedir.
< MÜZİK : Özel Arşiv >
Şimdi de sıra üç bölümlü Senfonisel yır, Psyche'de. BBC Welsh korosu ile BBC Wales Ulusal Orkestrasını Tadaaki Otaka yönetiyor.
< MÜZİK : Özel Arşiv >

Çağlar ve Müzik - 04

Bölüm 4 / Orijinal Yayın Tarihi: 8 Şubat 1999



Bugünkü izlencemizi çoklukla Franz Liszt'in son dönem yapıtlarına ayırmış bulunuyoruz. Liszt'in son dönemi 1870 yılından ölüm tarihi olan 1886 yılına uzayan bir süreci kapsamaktadır. Liszt, son döneminde çoğunlukla küçük piyano parçaları yazmıştır. Org için koro için dinsel nitelikli birkaç yapıt da ortaya koymuşsa da piyano parçaları küğ tarihi bakımından büyük önem taşımaktadır.
Piyano için yazılmış bu parçalar küçüktür ama, küğün geleceğini belirlemede önemleri büyüktür.
Liszt 1830 - 1848 yılları arasında, ilk döneminde, kimi yapıtlarında da yeni denemelere girişmiştir. Örneğin l830'da yarattığı; yaylı çalgılar ve piyano için "Malediction / Kargış - İlenme" adlı yapıtında dengeserlik (tonalite) bağının zayıflaması daha özgür bir biçim ve biçem anlayışına ulaşabilmek için dörtlü aralıkları ilk kez kullanmayı gözetmiş, böylece Skryabin'den çok önce tutanaksız - bağımsızlaşmış dengeserlik anlayışını gündeme getirmiştir.
Gerek bu ilk dönem yapıtlarında, gerekse 1848 - 1861 arası "Weimar Dönemi", ya da daha sonra 1861 - 1869 arasında "Roma Dönemi" yapıtlarında dengeserlik bağından sıyrılmak için yer yer değişik yöntemleri kullanmışsa da, dengeserlik anlayışını tümden geriye atan, alacalı/kromatik yapısıyla, ezgilemesinin bile alışılanın dışında özgürce kıvrımlaştığı bir biçemi son dönem yapıtlarında görmekteyiz.
Tanınmış İngiliz bağdar ve küğbilimci Humphrey Searl, Liszt'in son dönem yapıtlarını "Bach'la Schönberg'i birbirine ulaştıran köprü" olarak görür. Bugün dinleteceğimiz ilk üç yapıt, Liszt'in "Gezi Yılları" başlığı altında toplamış olduğu üç albümün her birinden bir alıntıdır.
İlk parça: 1. Geziyılı (İsviçre) albümünden; Wallenstadt Gölünde/Au Lac de Wallenstad (1836 yılında yazıldığı sanılmaktadır) (3'28")
İkinci parça: 2. Gezi yılı'ndan (İtalya) Il Pensoroso (1838 - 1839 yılları arasında yazılmış.) (4'39")
Üçüncü parça: 3. Gezi Yılı'ndan: Les Jeux a la Villa d'Este/Villa Este'de su oyunları - 1877'de yazılmış. Liszt'in bu parçasının izlenimciliği çağrıştırdığı düşünülebilir. Maurice Ravel'in 1901'de yazacağı ünlü "Jeux d'eaux / Su oyunları" parçasına esin kaynağı olduğunu bilmekteyiz. (7'48")
Üç parçayı da Andre Watts seslendirecek.
< MÜZİK : Özel Arşiv >
Bundan sonra sunacağımız yapıtların hepsi Liszt'in son döneminde; (1881-1885) yılları arasında yazılmıştır.
Bu yapıtların tümüne egemen olan havanın "ölüm önsezi" olduğu söylenebilir. Yine bu parçaların hepsinde dengeserlik anlayışını geriye atan - dengeserlik dışına yönelen ileri adımların atıldığı gözlenebilir.
Önce Mikhail Rudytden üç parça dinleyeceğiz:
3) Külrengi Bulutlar/Nuages Gris (4) (3'02")
4) R.Wagnertin mezarında (2'06")
5) Czardas Obstine (3'03")
< MÜZİK : Özel Arşiv >
Son olarak Andrea Bonatta'nın Liszt'in piyanosunda çaldığı 8 parça dinleyeceğiz. Sırasıyla şu parçalar:
1- (6) La Lugubre gondola I (Yas Gondolu) (4'10")
2- (7) Lugubre Gondola II (Yas Gondolu) (7'27")
3- (8) R. Wagner Venedik'te (3'58")
4- (9) Uykusuz, Soru ve Yanıt (2'08")
5- (11) Karanlık/unstern (6'17")
6- (12) Trauvervorspiel und Trauermarsch (6'15")
7- (13) En Reve-Nocturn (2'25")
8- (14) Bagatelle sans tonalite (3'03")
< MÜZİK : Özel Arşiv >

18 Ocak 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 03

Bölüm 3 / Orijinal Yayın Tarihi: 18 Ocak 1999



Franz Liszt'in yapıtlarına ayırdığımız bugünkü izlencemizde onun dengeserlik (tonalite) bağından tümüyle kurtulmaya yöneldiği, bu amaçla; üçtamseslik (triton) açıklığı, dengeserlik anlayışını sarsıntıya uğratan tam sesler dizisini kullandığı, küğünü ezgisel egemenlikten sıyrılıp aralık anlayışına göre kurmaya başladığı 1861 -1869 yılları arasındaki "Roma Dönemi" yapıtlarıyla 1870'den ölümüne (1886) yılına dek süren son döneminde vermiş olduğu yapıtlardan seçilmiş örneklere ayırmış bulunuyoruz.
(1) İlk dinleyeceğiniz yapıt, 1862 /63 yıllarında yazmış olduğu "İki Dinleti Çalışması" başlıklı yapıtı. İki parçadan oluşmaktadır. İlki; "Orman Mırıltıları", İkincisi; "Küçükcinlerin Oyunu" adını taşımaktadır. Piyanoyu Georges Czifra çalmaktadır. MÜZİK : küğ (6'31")
Liszt "Mefisto Valsi" başlıklı yapıtlarından ilkini 1859/62 yılları arasında yazmış, piyano için yazılan bu yapıtı sonra orkestraya da uyarlamıştır. 1881 yılında 2 sayılı olanı, 1883'te 3 sayılı olanı, 1885'te (demek ölümünden bir yıl önce) 4 sayılı son Mefisto Valsini yazmıştır. Liszt'in 4 Mefisto Valsi'ni birbiri ardından piyanoçalar Leslie Howard'ın piyanosundan dinleyeceksiniz.
< MÜZİK : küğ (35'14") >
(3) Liszt son piyano yapıtları arasında nerdeyse izlenimciliğin önhabercisi gibi bir tutum içindedir. İşte 1881 yılında yazmış olduğu "Külrengi Bulutlar" ve son yapıtı sayacağımız dengeserliğin artık işlevinin bitmiş olduğunu kanıtlayan 1885'de yazmış olduğu "Dengeserlikdışı Bagatel". Her iki parçayı da Andrea Bonatta'dan dinleyeceksiniz.
< MÜZİK : küğ (05'29") >
Franz Liszt üstün bir piyanoçalardı. Piyano için devrimci nitelikte yapıtlar ortaya koymuştur. Ancak aynı doğrultuda üstün bir orgçalardı. Org için 47 parça yazmıştır. Org yapıtlarında da uyum ve biçim anlayışında ilerici-devrimci niteliği hemen kendini belli ettiği ölçüde bunların çoğunda, piyano yapıtlarında olduğu gibi üstün bir takât sınırı (performance) kendini zorunlu kılmaktadır. J.S.Bach'tan sonra Liszt'e gelinceye değin tanınmış, büyük bağdarların hiçbiri org'a yeterince önem vermemiş, önemsenir bir yapıt ortaya koymamışlardır. Liszt org'u yeniden gündeme getirmiş, sadece Barok dönemin çalgısı sayılmaktan kurtarmış geleceğe-günümüze uzanan yolu açmış bulunmaktadır. Liszt' in org yapıtlarına örnek olarak "Bach üzerine Prelüd ve Füg" ile "Trauerode/Yas Odu"nu sunacağız. "Bach/adı üzerine Prelüd ve Füg" 1855'de , "Trauerode" ise 1860 yılında yazılmıştır.
< MÜZİK : küğ (11'50") >

11 Ocak 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 02

Bölüm 2 / Orijinal Yayın Tarihi: 11 Ocak 1999



Sayın dinleyiciler, bugünkü izlencemizde yine Franz Liszt'in yapıtları üzerinde duracak, az tanınmış ve az seslendirilmiş, bazı yapıtlarını tanıtmaya calışacağız.
Felix Mendelssohn Bartholdy ve Robert Schumann, Liszt'i bağdar olarak yetersiz bulmuş, 1830 - 1847 yılları arasında yazdıkları yazılarla onu hep eleştirmiş 19. yüzyılın ilk yarısında etkilendikleri kesin görülen iki bağdardı. Liszt'i küçümseyen yazıları ile, Liszt'in değerinin anlaşılmasını geciktirmiş oldular.
Mendelssohn, Liszt 'in bağdarlık yanıyla ilgili şunları yazmıştı: Bence tek eksiği, gerçek bağdarlık dediğimiz şey, kendisine özgü küğsel düşünceden yoksun bulunması.
Şunları da Schumann yazmış: Paganini'nin ortaya çıkışıyla Liszt çalgısınının sınırlarını aşacak bir parlaklığa yönelmiştir. Apparition'da nerdeyse işi çılgınlılığa kadar götürmüştür. Ancak Chopin'in varlığı Liszt'i biraz olsun kendine getirebilmişse de sanırım Liszt için artık çok geç, bağdarlık yönünden yitirdiklerini kazanabilmesi olanaksız.
Mendelssohn'un da, Schumann'ın da yine o dönemin öncü bağdarlarından olduğu bugün artık tartışmasız olsa bile Hector Berlioz'a da hiç de olumlu gözle bakmadıkları, onu da küçümsemiş olduklarını belirtelim.
Şimdi ilk olarak, Schumann'ın işi çılgınlılığa kadar vardırdı diye tanımlamaya çalıştığı, Liszt'in 1834-35 yılları içinde yazmış olduğu Apparitions (Belirmeler) başlıklı üç piyano parçasını Michel Bourdoncle'un piyanosundan dinleyelim. Parçalardan üçüncüsü Franz Schubert'in bir valsi üzerine yazılmıştır.
< MÜZİK : Apparitions 1, 2, 3 (19.28) >
Şimdi dinleteceğimiz yapıt, beşinci parçasını Liszt'in 1842'de yazmış olduğu bilinen, ancak altı parçanın her birinin hangi yıllarda yazılmış olduğu kestirilemeyen tümünün 1850 yılında ortaya çıktığı kesin olan Consolations (Avunmalar) başlıklı altı piyano parçasını Andrea Bonatta'dan dinleyeceğiz. Bonatta'nın yapıtı seslendirdiği piyano, Steingrueber'in 1873 yılında Liszt için yapmış olduğu ve Liszt'in o yıldan ölümüne dek geçen 13 yıllık süre içinde kullanmış olduğu Bayreuth'deki evinde bulunan özel piyanodur.
< MÜZİK : Consolations (15.20) >
Sırada Liszt'in konçertosu bulunmakta. Üçüncü Piyano Konçertosu. Liszt'in 1. ve 2. Piyano Konçertoları herkesçe bilinmektedir. 1. Piyano Konçertosuyla aynı dengeserlikte (büyük mibemol) yazılmış üçüncü konçerto iki-üç yıl kadar önce bulunmuş olup bugüne dek yayınlanan Liszt yapıtları sıralacında görülmemektedir. Yapıtın kesin yazılış yılı da belli değildir. Birinci piyano konçertosunun ilk tasarımının ortaya çıktığı 1839 yılından önce yazılmış olabileceği düşünülmektedir.
Piyanoyu Steven Mayer çalmakta, Londra Senfoni Orkestrasını Tamas Vasary yönetmektedir.
< MÜZİK : 3. Piyano Konçertosu (14.39) >
Şimdi de Liszt'in Piyano Konçertoları kadar ünlü, tanınmış ve çok tutulmuş bir yapıtı sırada: Totentanz (Ölüm Kırını) Piyano ve Orkestra için yazılmış olan yapıt, Dies İrae ezgisinin çeşitlemelerinin sergilenmesinden oluşmaktadır. Liszt bu yapıtını 1849'da bitirmiştir. Ne ki yapıtı üzerinde 1865 yılına kadar değişiklikler yapmıştır. Bizim size dinleteceğimiz biçimi yapın Ferrucio Busoni tarafından yayınlanmış olan 1853 biçimidir. Steven Meyer ve Tamas Vasary yine iş başındalar.
< MÜZİK : Totentanz (17.39) >

4 Ocak 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 01

Ertuğrul Oğuz Fırat'ın çağdaş küğü anlattığı radyo programı Çağlar ve Müzik 2012 yılında TRT Radyo3'te tekrar yayınlanmaya başladı. Bu blog'da bu programın kayıtlarını takip edebileceksiniz.

Bölüm 1 / Orijinal Yayın Tarihi: 4 Ocak 1999



Radyo 3'ün sayın izleyicileri, bugünden başlayarak her hafta Pazartesi günleri saat 9.15'den 10.30'a kadar sürecek izlence çerçevesi içinde sizlere çağdaş küğü (çoksesli müzik'i) anlatmaya çalışacağım.
İzlence boyunca konuşmadan çok konuyla ilgili örnekleri dinletme yönüne daha ağırlık vereceğimizi de hemen belirtmek isterim.
Küğ (çoksesli müzik) kitaplarında çoklukla, çağdaş küğün 1862-1918 yılları arasında yaşamış olan Claude Achille Debussy'nin "Bir Kır-Tanrısının (Pan) Öğleden Sonrası" yapıtının 1894 yılında ilk çalınışı ile başlamış olduğu yazılıdır. Neyi başlatmıştı Debussy? List ve Wagner'le dengeserlik (tonalite) sınırları zorlanmaya başlamıştı.. Debussy bu zorlamayı geliştirmiş dengeserliğe bağlı uyumsal (armonik) dizgeyi koşullu olmak anlayışından uzaklaştırarak özgürleştirmişti.
Çağdaş Küğün yapısallıkta ve uyumda özgürleşmesi durumunu daha iyi anlayabilmek için Liszt'in yapıtlarına bakmak zorunlu olmaktadır. 1911 yılında Arnold Schönberg'in söylediği "Wagner de içinde olmak üzere hepimiz; Cesar Franck, Richard Strauss, Debussy ve son Rus bağdarları, her şeyimizi ona borçluyuz" sözü çok önemli ve doğru bir açıklamadır. Bu nedenle, çağdaş küğü tanıtmaya/anlatmaya girişirken izlencemizin ilk bölümlerini Liszt'in yapıtlarını tanıtmaya ayırdık.
Ferenc (veya Franz) Liszt 1811 yılında Macaristan'da doğdu. 1886'da Almanya'da Bayreuth'da öldü. 1823 yılında 12 yaşındayken Paris'e geldiğinde birçok dinleti vermiş piyanoçalar olarak tanınmaya başlamıştı. 1827'de babası ölünce annesinin bakımını üstlenmek zorunda kaldı. 1830-1832 yılları arasında üzerinde derin etkileri olacak üç kişiyle tanıştı: 1830'da Berlioz ile tanıştı. Onun Fantastik Senfonisinin ilk seslendirilişini dinledi, çok etkilendi.
1831'de Paganini'yi tanıdı. Paganini'nin kemanda ulaştığı teknik güce piyanoda da kendisinin erişebilmesini amaçlayarak üç yıl süreyle kendisini piyano üzerinde çalışmaya verdi. Dinleti vermekten uzaklaştı... Bu üç yılın sonunda ortaya çıktığında Paganini'nin kemanda ulaşmış olduğuna Liszt de piyanoda ulaşmış, "Erişilmesi çok zor, olağanüstü bir piyanoçalar" olarak ortaya çıkmıştı. Hem teknik açıdan hem yorum açısından çağının en önde gelen piyanoçaları olmuştu.
En son Chopin'le tanıştı. Onun şiirsel biçeminden etkilendi. Liszt bağdar olarak ilk yapıtlarını 1824 yılından başlayarak göstermeye başladı. Bu ilk yapıtlar içinde tek operası "Don Sanche" ya da öteki adıyla "Sevi Şatosu" ile piyano için yazılmış çeşitlemeler bulunmaktadır. Paganini'yi dinledikten sonra onun yalkın (solo) keman için yazmış olduğu Caprice'lerinin bazılarını piyanoya uyarlamak istemiş, 1838'de 6 Paganini Etüd'ü ortaya koymuştur. Yapıtını o dönemin tanınmış piyanoçalarlarından olan, Robert Schumann'ın eşi Clara Schumann'ın adına sunulamış. Ne ki Clara Schumann çokça hünerlilik isteyen bu parçaları yeterince değerlendirememiş olduğu için seslendirmemiştir. Benzer anlayışsız, ilgisiz tutumu 1852-53 yılında yazdığı piyano yazınının en önemli yapıtlarından olan tek piyano sonatı'nı Robert Schumann'ın adına sunuladığında da görmüştür.. Karı-koca Schumann'lar "Sonat"ın devrimci yönünü görüp anlayamamışlar üzerinde de hiç durmamışlardır.
Liszt'den bir yaş büyük olan, 1810 doğumlu Robert Schumann 1823 yılında Op.3 ve Op.10 sayılarını taşıyan yapıtlarında Paganini'nin 24 Caprice'inden 12 tanesini piyano için düzenlemiştir. Liszt'in Yazdığı 6 Paganini Caprice'iyle Schumann'n 12 Caprice'inden ancak üç tanesi sayısal birlik göstermektedir. List ve Schumann'dan sonra da Paganini Caprice'lerinden esinlenerek değişik uyarlama yapmış bağdarlar çıkmıştır. Özellikle 24. Caprice çok etkileyici olmuştur.
Biz bugünkü izlencemizde Liszt'in Paganini Caprice'leri yanında Schumann'ın sıra sayısı tutan Caprice uyarlamalarını bir biri ardından sunmak istiyoruz.
(1) Önce Paganini Caprice 1 – Keman Michael Rabin. Hemen ardından F. Liszt'in piyano uyarlamasını piyanoçalar Valery Kuleshov'dan dinleyeceksiniz.
< MÜZİK : Özel CD >
(2) Şimdi sırada Paganini Caprice'lerin 5 ve 6.sı. Keman yine Michael Rabin. Ardından 5. ve 6. Caprice'lerin Robert Schumann'ca piyanoya uyarlamasını piyanoçalar Jean Martin'den dinleyeceksiniz.
Bunun ardından da Franz Liszt'in 5. ve 6. Caprice'leri birleştirdiği uyarlamasını piyanoçalar Valery Kuleshov seslendirecek.
< MÜZİK : Özel CD >
(3) Paganini'nin 9 sırasayılı Caprice'ini Michael Rabin çalacak. Aynı Caprice Robert Schumann uyarlaması olarak Jean Martin tarafından, F. Liszt uyarlaması olarak da Valery Kuleshov tarafından seslendirecek.
< MÜZİK : Özel CD >
(4) Paganini Caprice 17. numara – keman Michael Rabin. 17. Caprice uyarlaması olarak, piyanoda Valery Kuleshov'ca. Robert Schumann bu Caprice'in uyarlamasını yapmamış.
< MÜZİK : Özel CD >
Paganini Caprice'lerinden 20, 21 ve 24.cüyü yüzyılımızın ilk yarısını tamamlamadan önce yapıtlarını vermiş ünlü, büyük Polonyalı bağdar Karol Szymanowski keman ve piyanoya uyarlamıştır. 1882-1931 yılları arasında yaşamış olan Szymanowski Op.49 sayısını taşıyan bu yapıtını 1918 yılında yazmıştır.
Liszt Caprice 24'ü piyanoya uyarlamıştır.
1913 doğumlu olup 1994 yılında ölmüş bulunan günümüz küğünün önemli bağdarlarından olan Witold Lutoslawski 1941 yılında Caprice 24'ü iki piyano için uyarlamıştır. Şimdi bu belirtmemize uygun olarak, önce Michael Rabin'in kemanıdan Paganini'nin 24 sayılı kaprisini, ardından aynı Caprice'in Karol Szymanowski'nin keman-piyano uyarlamasını kemanda Ulf Hoelscher, piyanoda Michel Beroff olarak dinleyeceksiniz. Bundan sonra da Liszt'in 24 nuaralı Caprice'in piyano uyarlamasını, en son olarak da yine 24 sayılı Caprice'in Lutoslawski tarafından yapılmış iki piyano uyarlamasını dinleyeceksiniz.
Liszt'in yapıtını yine Valery Kuleshov çalacak. Lutoslawski'nin yapıtını; Bracha Eden ve Alexander Tamir ikilisi seslendirecek.
< MÜZİK : Özel CD >