Berg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Berg etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Aralık 2012 Salı

Çağlar ve Müzik - 50

Bölüm 50 / Orijinal Yayın Tarihleri: 15 ve 29 Kasım 1999




Daha önceki bölümlerde yer alıp da program süresinin kısaltılması nedeniyle yayınlanmamış olan Alban Berg'in yapıtları bu haftaki bölümde yer aldı.
Orijinal yayın tarihi 29 Kasım 1999 olan 46. Bölüm metninde yer alan Lulu Ardışı;
Orijinal yayın tarihi 15 Kasım 1999 olan 44. Bölüm metninde yer alan Yedi Erken Şarkı'dan ilk dördü ...

21 Kasım 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 46

Bölüm 46 / Orijinal Yayın Tarihi: 29 Kasım 1999



Sayın Dinleyiciler; Berg'in tümünü dizisel yöntemle yazmış olduğu "Şarap-Dinleti Aryası"nı geçen izlencemizde sunmuştuk.
Berg, 1929'da yazmış olduğu "Şarap-Dinleti Aryası"ndan sonra aynı yıl, ikinci operası "Lulu"ya başladı. Bu kez operanın konusu 1864-1918 yılları arasında yaşamış olan Frank Wedekind'in "Toprağın Tini" ve "Pandoranın Kutusu" adlı birleşik oyunlarından seçti. 1929 yılından 1934 yılının sonlarına dek ikinci operası "Lulu" üzerinde çalıştı. İki perdeyi tamamladı. Üçüncü perdeye başlamışken 1935 yılı yazında çalışmasına ara vermek zorunda kaldı. ABD'li ünlü kemancı Louis Krasner bir keman konçertosu yazmasını istemişti. Tüm çalışmalarında olduğunca, Berg, keman konçertosunu yazmayı da ağırdan aldı. Ne ki hiç beklenmedik bir acının verdiği yoğun duygulanımın baskısıyla, başka hiç bir yapıtında görülmedik yönde çok kısa sürede keman konçertosunu bitirdi. "Bir Meleğin Anısına" sunusunu taşıyan konçertonun bunca hızla -bir buçuk ayda- bitirilebilmiş olması, Berg'in yakın arkadaşlık kurmuş olduğu; Gustave Mahler'in dul eşi Alma Maria Mahlerin, ikinci kocası ünlü mimar Walter Gropius'dan olma kızı; Manon Gropius'un daha 18 yaşındayken beklenmedik ölümünün verdiği derin üzüntü nedeniyle olmuştur. Bu arada belirtelim; Berg'in ünlü operası "Wozzeck" Alma Maria Mahler'e sunuludur.
Berg'in dizisel yöntemle yazmış olduğu bu ağıtsal konçerto iki bölümlüdür. Andante olarak başlayan ilk bölüm yarıda Allegretto'ya dönüşür. İkinci bölüm ise bunun tersine; Allegro ile başlar. J.S.Bach'ın "Est is genug" sözleriyle başlayan koralinin yalkın kemanda işitilmesiyle başlayan bitirişte Adagio'ya geçer. Berg'in diziyi kullanışında dengeserliğe çağrışım yapan aralıkları gözetmiş olduğu, böylece Bach koralini, yapıtın karmaşık bütünlüğü içine kendinden bir parçaymış gibi, ölüm acısının doruğa çıktığı yerde yerleştirebilmiş olduğu görülür.
Berg'in keman konçertosu, Louis Krasner'ce ilk kez 1936 yılında Barcelona'da çalındığında, bu Berg'in kendisi için yazmış olduğu bir ağıt anlamını da aldı. Çünkü Berg bir yıl önce, 23 Aralık 1935 günü, parasızlığın neden olduğu geç kalma yüzünden, kan zehirlenmesinden kaldırıldığı hastanede ölmüştü.
Berg'in keman konçertosunu Gidon Kremer'in kemanından, Sir Colin Davies yönetiminde Bavyera Radyosu Orkestrası eşliğinde dinleyeceksiniz.
KÜĞ(ÇSM): Berg - Keman Konçertosu (28'23")
Berg, ikinci operası Lulu'da da değişik bir yönelişteydi. "İtalyan opera anlayışı" ile "bütüncül opera anlayışı"nı bu yapıtında birleştirmek istiyordu. İlk operası Wozzeck'de aryalara, düetlere yer vermezken, Lulu'da, İtalyan operasında büyük yeri olan geleneksel opera biçimlerine, onlara yeni bir tin kazandıracak yönde yer vermiştir. Wozzeck'de olduğunca operanın tümü sahnelenmeden önce, tanımının yapılabilmesi amacıyla operanın içinden çıkardığı 5 parçayla 1934'de bir ardış/suite hazırlamıştı.
Berg, operasında, çevresini hep hayranların çevirdiği, tehlikeli, güzelliği/gözalıcı cinsel çekiciliği arttığı ölçüde uğursuzlaşan Lulu'nun yükseldikçe çevresine hep yıkım getirmesini ve giderek kendisinin de çöküşünü anlatmak istiyordu. Berg Lulu Operasını öğretmeni Schönberg'in 60. yaşını kutlamak üzere yazıyordu ve ona sunulamıştı.
Lulu, uzun yıllar son perdesi yazılmamış olarak kaldı. Bitmemiş durumuyla ilk bir kaç oyununda 3. perde yerine Berg'in 1934'de hazırladığı Ardış seslendiriliyordu.
1926 doğumlu Avusturya'lı Bağdar Friedrich Cerha, Berg'in bıraktığı notlara ve Lulu Ardışına dayanarak operanın üçüncü perdesini 1970 yılında düzenlemeye geçti. Lulu, Cerha'nın tamamlamış olduğu bu biçimiyle ilk kez 1979 yılında Paris Operasında Pierre Boulez yönetiminde gösterime girdi. Yirmi yıldır "Lulu" artık bu tamamlanmış biçimiyle sahnelenmektedir. Birçok kaydı yapılmıştır. Tümü üç saat kadar tutan "Lulu" operasının tümünü yayınlamamıza izlencemizin süresi elvermediği için bugünkü izlencemizde, 1934 yılında Alban Berg'in hazırlamış olduğu "Lulu Ardışı"nı sunmakla yetineceğiz.
5 bölüm olan Ardış'ın bölümeri, şöyle:
1- Rondo; Andante, Hymne, Sostenuto
2- Ostinato - Allegro
3- Lied der Lulu - Comodo
4- Variationen - Moderato
5- Adagio; Sostenuto - Lento - Grave
Bu bölümlerden üçüncüsü, ikinci perdeden alınma Lulu'nun aryasıdır. Beşinci bölüm ise, yapıtın tamamlanmamış olan üçüncü perdesi için operanın bitişini oluşturan sahneden alınmıştır. Bu bitiş sahnesini Berg hazır olarak bırakmıştır. Bu sahnede, artık düşe düşe sonunda fahişeliğe kadar inmiş olan Lulu'nun sokaktan alıp getirdiği, "Karındeşen Jack"ın Lulu'yu öldürmesi, Lulu'nun ölüm çığlığı, Karındeşen Jack'ın Lulu'yu öldürmeden önce, bıçakla yaralamış olduğu Lulu'yu hiç bırakmamış olan sevici dostu Grafin Geswitz'in yaralı durumda yerde sürünerek Lulu'ya ulaşmaya çalışırken söylediği: "Lulu, mein Engel / Lulu, meleğim" sözleriyle başlayan son sözleri duyulur.
Ardış'ı Claudio Abbado yönetiminde Londra Senfoni Orkestrası seslendirecek. Şarkıları, soprano Margaret Price söylemektedir.
KÜĞ (ÇSM): Berg - Lulu Ardışı (33'53")

Not: Tekrar yayında kısaltılmış olan programın ses kaydında Lulu Ardışı yer almamış, onun yerine orijinal yayın tarihi 8 Kasım 1999 olan 43. Bölüm metninde anlatılan Orkestra için Üç Parça Op.6 yayınlanmıştır.

14 Kasım 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 45

Bölüm 45 / Orijinal Yayın Tarihi: 22 Kasım 1999



Sayın dinleyiciler, bugünkü izlencemizi, Berg'in Wozzeck operasından sonra ortaya koymuş olduğu üç yapıta ayırmış bulunuyoruz. Yazılış tarihlerine göre bu yapıtlar şunlardır:
1- 1923-1925 yılları arasında yazılmış olan "Keman, Piyano ve 13 Üfleme Çalgı için Oda Konçertosu". Berg bu yapıtı öğretmeni ve arkadaşı Schönberg'in 50.yaş gününü kutlamak için yazmış, ona sunulamıştır. Schönberg dizisel yöntemin kurallarını 1923 yılında ortaya koymuş olduğu halde, Berg henüz bu yöntemle yazmaktan uzaktır. Yapıtta yine de dizisel yöntemin kimi kurallarının uygulanmış olmasına karşılık, yönteme tam bir uyum görülmez.
2- 1926 yılında "Duygun Ardış / Lyric Suite" başlıklı yaylılar dörtlüsü için yapıtını ortaya koyan Berg, altı bölümlü olan bu yapıtının yalnız birinci ve altıncı bölümlerinde dizisel yöntemi kullanmış, öteki bölümlerde dengeserlikdışı/atonal küğ anlayışına bağlı kalmıştır. Berg bu yapıtını "Duygun Senfoni/Lyric Symphonie" yapıtını çok beğenmiş olduğu öğretmeni Schönberg'in öğretmeni ve arkadaşı olan Alexander von Zemlinsky'e sunulamıştır.
3- Dinleteceğimiz son yapıt Alban Berg'in 1929 yılında yazmış olduğu "Şarap/Der Wein" adlı dinleti aryasıdır. Berg'in baştan sona dizisel yöntemle yazmış olduğu ilk yapıtı budur. Daha sonra "Keman Konçertosu" ile son perdesini tamamlayamamış olduğu "Lulu" operasını da tüm olarak dizisel yöntemle yazacaktır.
"Şarap-Dinleti Aryası" ünlü Fransız ozanı Charles Baudler'in şarapla ilgili üç şiiri: "Şarabın Tini / L'Ame du vin", "Sevgililerin Şarabı / Le Vin des amants", "Yalnızın Şarabı / Le Vin du solitaire"in ünlü Alman ozanı Stefan George'nin Almancaya yapmış olduğu çevirileri Berg'in okuduktan sonra şarkı yapmaya karar vermiş olması sonucu ortaya çıkmıştır. Ancak aryada şiirleri Fransızca asıllarına göre kullanmıştır.
Şimdi ilk olarak "Keman, piyano ve 13 Üfleme Çalgı için Oda Konçertosu" sunuyoruz. Daniel Barenboim, piyano / Pinchas Zukerman, keman çalıyor, Pierre Boulez yönetimindeki Ensemble Inter Contemporaine eşlik ediyor.
MÜZİK(KÜĞ) : Berg -Oda Konçertosu (29'59")
Sıra, "Duygun Ardış/Lyric Suite"de. Yapıtı Viyana'daki Alban Berg Dörtlüsü'nün 1996'daki kaydından izleyeceksiniz.
MÜZİK(KÜĞ) : Berg -Duygun Ardış (27'11")
"Şarap-Dinleti Aryası"nı Claudio Abbado yönetimindeki Viyana Filarmonisi'nin eşlik ettiği mezzosoprano Anne Sofie von Otter'den dinleyeceksiniz.
MÜZİK(KÜĞ) : Berg -Şarap, Dinleti Aryası (12'59")

7 Kasım 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 44

Bölüm 44 / Orijinal Yayın Tarihi: 15 Kasım 1999



Sayın Dinleyiciler, bugünkü izlencemizin ilk yapıtı Alban Berg'in Op.7 Wozzeck operasının, geçen hafta dinletememiş olduğumuz ikinci ve üçüncü perdeleri. Dinleyeceğiniz sahnelerin konusunu hemen özetleyelim.
İkinci perdeyi Berg, 5 bölümlü bir senfoni olarak yapılandırmıştır.
1. Sahne: Marie odasında yalnızdır. Bando yöneticisinin vermiş olduğu küpeleri kulağına takar, aynada saçlarını düzeltir, kendisini beğeniyle süzer. Düşlem içindedir. Wozzeck girer. Marie kulağındaki küpeleri saklamaya çalışır. Ne ki Wozzeck onları görmüştür. Nereden aldığını sorunca, Marie yolda bulduğunu söyleyerek kendisini savunmaya çalışır. Wozzeck, kobaylığı karşılığı doktorun vermiş olduğu parayı verir ve hiddet içinde çıkar gider. Marie kötü bir kadın olduğu düşüncesi içinde ezgin her şeyin şeytanın egemenliğinde olduğunu söyler.
2. Sahne: Doktor ve Yüzbaşı yolda yürürlerken tıp ve doktorun deneyleri konusunda konuşurlar. Oradan geçen Wozzeck'i çağırarak bando yöneticisi ile Marie arasındaki ilişkiye dokunarak Wozzeck'le alay etmeye başlarlar. Sözü ölmeye getirirler. Wozzeck, en iyisi asılarak ölmektir, sonunun ne olduğunu bilebilir diyerek Doktorla Yüzbaşı'nın yanından kaçar.
3. Sahne: Marie evinin kapısı önündedir. Wozzeck gelir. Bando yöneticisi ile ilişkisini sormaya, Marie'yi sıkıştırmaya başlar. Marie, Wozzeck'in tüm suçlamalarını yadsıyarak ona tersyüz gösterir, evinden içeri girer. Wozzeck "en iyisi Bıçaktır" diye söylenerek gider.
4. Sahne: Bir kır kahvesinde çiftler vals yapmaktadır. Marie ve Bando yöneticisi de bunların arasındadır. Andres iki arkadaşıyla birlikte esrik durumda şarkı söylemekte çevredekileri coşturmaya çalışır. Wozzeck gelir bir köşeye sinerek Marie ile Bando yöneticisinin kırınını/dansını kıskançlık içinde izler. Kendisine yakın yerde durarak oynaşanlara bakmakta olan Budala "kanı duyduğundan, kanın coşkusundan" söz etmektedir. Wozzeck kanı gördüğünü, söyler.
5. Sahne: Koğuşta erler uyurken horlamaktadırlar. Wozzeck, kır kahvesinde gördüğünün etkisi altında söylenerek uyanır. Arkadaşı Andres'e düş gördüğünü Marie'nin elinde bıçakla, kocaman bıçakla önünde durduğunu söyler. Andres onu yatıştırmaya çalışır. Yeniden yatarlar. İyice esrik durumdaki Bando Yöneticisi ıslık çalarak gelir. Wozzeck'le aralarında tartışma çıkar Marie nedeniyle. Wozzeck'i pataklar. Wozzeck yere yuvarlanır. Herkes yeniden uykuya dalarken Wozzeck "birinden sonra öteki…"diye söylenir.
Üçüncü Perde altı Buluş/İnvention üzerine kurulmuştur:
Birinci Sahne: (Bir konu/tema üzerine buluş)
Marie odasında, kucağında kutsal kitap, Marie Magdalena öyküsünü okumaktadır. Kötü bir kadın olduğunu isteklerine karşı koyamadığın düşünerek ilenir. Yine Kutsal Kitabı okumaya geçer. Marie Magdalena'nın arındığı ve kurtuluşa ulaştığı gibi kendisinin de bağışlanabileceğini ummak ister. Huysuzluk eden çocuğunu avutmaya çalışır. Ona yoksul çocuğun öyküsünü anlatmaya girişir, sonra Kitabına döner Tanrıdan bağışlanmasını diler.
İkinci Sahne: (Bir ses/nota(si sesi) üzerine buluş)
Marie ve Wozzeck orman kenarındaki yolda yürümektedirler. Gecedir. Bir an Wozzeck eski günlere dönebilecekmiş duyuşuna kapılır. Marie'yi kucaklamak ister. Bunu yapamayacağını anlar. Ay görünür. Marie, ayın kızılımsı görünüşüne bakarak kana benzediğini söyler. Wozzeck birden bıçağını çekerek Marie'nin boğazına saplar; Marie, imdat çığlığı atar. Wozzeck yere yığılan Marie'ye bakarak "Öldü" dedikten sonra oradan kaçar.
Üçüncü Sahne: (Bir tartım/ryhtme üzerine buluş)
Loş bir meyhanede öğrenciler kızlarla kırınmaktadır/dans etmektedir. Wozzeck bir yandan içer, bir yandan şarkı söyler. Orada bulunan Margaret'i kırına çağırır. Margaret Wozzeck' in elindeki kan lekelerine bakarak, ne olduğunu sorar, oradakilerin hepsi Wozzeck'in başına toplanır. Wozzeck elini kesmiş olduğunu söyleyerek oradan kaçar.
Dördüncü Sahne: (Altı sesli bir tınaş/akor üzerine buluş)
Wozzeck Marie'yi öldürdüğü yere gelmiştir. Marie saplamış olduğu bıçağın üzerinde bulunmasından korkar bıçağını aranmaya başlar, bulur, yan tarafta akmakta olan çaya atar. Gecenin sessizliğinden korkup kaçmak ister. Bıçağı attığı su kan kırmızı görünür. Bıçağını bulmak, kanda yıkamak ister. Suyun derinlerine doğru giderek yok olur. Doktorla Yüzbaşı bir takım gürültüler duyarak bu yana gelmişlerdir. Wozzeck gölde yok olup gitmiştir. Bir şey bulamazlar. Oradan ayrılırlar.
Dördüncü sahne ile beşinci sahne arasında sahne değişimi sırasında operanın çok ünlü olan Bağlak/son deyiş/Epilog olarak gösterilen beşinci buluş'u çalınır. Beşinci buluş: Bir dengeserlik(küçük re/re minör) tonalite üzerine buluşdur.
Beşince Sahne: (Sekizli notalar üzerine buluş)
Marie'nin evi önünde çocuklar oynamaktadır. İki çocuk Marie'nin öldürülüş olan cesedinin bulunmuş olduğunu söylerler. Marie'nin çocuğuna "senin annen ölmüş" diye söyler çocukların birisi. Marie 'nin çocuğu bundan bir şey anlamaz. Öteki çocuklar aşağı tarafta bulunan Marie'nin ölüsünü görmeye giderlerken, Marie'nin çocuğu sopadan atına, binmiş "Hop, Hop" diyerek oyununu sürdürür.
Operada yer alan sanatçıları yineleyelim:
Wozzek - bariton Franz Grundheber / Bando yönetmeni - tenor Walter Raffeiner / Andres - tenor Philip Langridge / Yüzbaşı tenor Heinz Zednik / Doktor - bas Aage Haugland / 1. Öğrenci - bas Alfred Sramek / 2.Öğrenci - tenor Alexander Maly / Budala - tenor Peter Jelosits / Marie - soprano Hildegard Behrens / Margret - alto Anna Gonda / Marie'nin çocuğu - soprano Viktoria Lehner / Viyana Filarmoni'yi Claudio Abbado yönetiyor.
KÜĞ (Ç.S.M.) : Wozzeck - 2.ve 3.perdeler (55'35")
Sayın dinleyiciler, bugünkü izlencemizi Berg'in 1905-1908 yılları arasında yazıp 1928 yılında piyano partisini orkestraya uyarladığı opus sayısı bulunmayan "Yedi Erken Şarkı"yı sunarak bitireceğiz.
Berg'in yapıtları Wozzeck'e gelinceye kadar opus sayısı taşımalarına karşılık, Wozzeck' den sonra ortaya koyduğu daha yedi yapıtın hiç birine opus sayısı vermemiştir.
Yedi Erken Şarkı'yı Berg, sonradan 1911'de eşi olacak Helene Nahowski'nin adına sunulamıştır.
Yedi Erken Şarkı'dan ilk dört şarkıyı sunuyoruz. Carl Hauptmann'ın "Gece" şiiri / Lenau'nun "Kamışların Şarkısı" / Storm'un "Bülbül" şiiri / Rilke'den "Düşün Aynasında"…
Yapıtı Claudio Abbado'nun yönettiği Viyana Filarmoni eşliğinde mezzosoprano Anne Sofie Von Otter'den dinleyeceğiz.
KÜĞ (Ç.S.M.) : Berg - Yedi Erken Şarkı'dan ilk dördü (16'22)

Not: Tekrar yayında kısaltılmış olan programın ses kaydında Yedi Erken Şarkı yer almamıştır.

31 Ekim 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 43

Bölüm 43 / Orijinal Yayın Tarihi: 8 Kasım 1999



Sayın dinleyiciler, geçen hafta başlamış olduğumuz, Alban Berg'in yapıtlarını tanıtmayı sürdürüyoruz. 1913 yılında Berg, Klarinet ile Piyano için Dört Parça Op.1'i ortaya koyar. Bu yapıtın klarinet ile piyano partileri bağımsızlık gösterirler. Ancak iki çalgının devinimlerinde, anlatımda bir birlerini tamamlamaları ustaca gözetilmiştir. Bunun sonucu olarak; dört bölümün özetlenmiş bir sonat biçimini anımsattıkları/sergiledikleri söylenebilir.
Berg, aynı yıl, Op.6 Üç Orkestra Parçası'na başladı. Ancak bu yapıtın bitmesi ertesi yıla sarktı. 1914 yılında tamamlanan yapıt, büyük orkestra için yazılmıştır. Berg, bu yapıtında yeni tını ve renk aramalarına girişmiş, bunu sağlayabilmek için de orkestradaki çalgıları birbirlerine karşı bağımsız olarak kullanmıştır. Çalgı partilerinin bir başka çalgı partisiyle eşleştirilmesinden kaçınılmıştır. Yapıtın ilk Parçası "Prelüd/Önçalım" ikincisi• "Dans/Kırın" üçüncü parça; "Marş" başlıklıdır. Berg bu yapıtını, öğretmeni ve arkadaşı Schönberg'in kırkıncı yaşını kutlamak için ona sunulamıştır. Yapıtın hiç bir bölümünde, hiç bir süreçte belirgin tek ezgisellik gözetilmemiş, ses yığınlaşmalarından oluşan; tınısal-tartısal-oylumsal etkinlik öne çıkarılmıştır. Bu nedenle de dünya küğünde 1960'larda ve sonrasında kendini gösterecek "yığınses küğünün" ön habercisi olarak görmek gerekirken, bu yönü yeterince anlaşılamamış, buna karşılık Berg'in bundan sonraki yapıtı; "Wozzeck" operasına bir hazırlık çalışması gibi gösterilmek istenmiştir çoğu eleştirmenlerce.
Şimdi, önce Op.5 "Klarinet ile piyano için Dört Parça"yı Antony Pay'in klarineti, Daniel Barenboim'in piyanosundan dinleteceğiz.
KÜĞ (Ç.S.M.) : Berg - Klarinet ile Piyano için Dört Parça Op.5 (7'20")
Şimdi de Op.6 "Orkestra için Üç Parça"yı Claudio Abbado yönetiminde Londra Senfoni Orkestrasından sunuyoruz
KÜĞ (Ç.S.M.) : Berg - Orkestra için Üç Parça Op.6
1813-1837 yılları arasında yaşamış Alman yazar Georg Büchner 24 yaşında ölürken bitirebildiği birkaç yapıtından başka tamamlayamamış, bölümcükler halinde taslak olarak "Woyzeck" adlı bir de tiyatro yapıtı bırakmıştır gerisinde. Büchner'in Woyzeck'i 27 parçacıktan oluşmaktadır. Sahnelerin nasıl bir sıralama izleyeceği belirtilmemiştir/kesin değildir. Büchner'in gerçek bir olaydan esinlendiği taslak, inceleyenlerin çok ilgisini çekmiş, araştırmacıların her biri kendine göre bir sıralama yaparak oyunu sahneye getirmişlerdir. Alban Berg, Büchner'in "Woyzeck"inin 1914 yılında Viyana'daki oynanışını izleyince, oyundan çok etkilenmiş ve onu opera durumuna getirmek isteğiyle dolmuştur. Cönkü/Libretto'yu hazırlarken, Büchner'in 27 sahnesinden on beşini seçerek, beşer sahneli üç perde düzenlemiştir. İlk perdenin beş sahnesi operanın "exposition/serileme/serim" bölümü olarak belirlenmiş, kişiler ve bunlarla ilgili küğ sergilenmiştir. İkinci perde, beş bölümlü bir senfoni, üçüncü perde; birisi sahne değişimi sırasında yalnız orkestranın çaldığı altı "İnvention/Buluş/Türetme"den oluşmuştur. Berg, operasına Büchner'in "Woyzeck" adını değiştirerek "Wozzeck" adını vermiştir. Wozzeck, İtalyan opera anlayışına karşı gelişen "Bütüncül Opera" anlayışının en tam, en özgün örneğini oluşturur. Berg'in olağanüstü başarısı; cönkle/libbretto ile küğün tam bir dengesini kurabilmesi, geleneksel biçim anlayışından yola çıkarak biçimleri özümseyen küğsel anlatımın doruğuna ulaşabilmesindedir. Berg, operasını bitirebilmek için 1914 yılından 1921 yılına kadar çalıştı. 1924 yılında operadan çıkarılmış üç parça ile bir Ardış/Süite düzenledi. Bu ardış 1924 yılında Hermann Scherchen yönetiminde ilk kez Frankfurt'ta seslendirildiğinde büyük yansımalara neden oldu. Bunun üzerine operanın tümünün sahnelenmesi zorunlu duruma geldi. 14 Aralık 1925'te operanın tümü Berlin'de Erich Kleiber yönetiminde seslendirildi. Wozzeck değişik tepkilerin doğmasına neden olmakla birlikte, Berg'in ölümüne dek başka hiç bir çağdaş operaya nasip olmayan ölçüde, büyük sanat merkezlerinde 199 kez sahnelenebildi. ABD, operanın elyazmalarını "Kongre Kitaplığı"na koyulmak üzere bağdardan satın aldı. Wozzeck teknik yönden dengeserlikdışı/atonal küğ anlayışına göre yazılmış, ancak ezgisel yapısı ve girdili/kontrapuntal çatkılaması bakımından ilk anda dizisel bir çalışmaymış gibi yanıltıcı bir izlenim bırakabilir. Oysa Berg'in dizisel yöntemle yazması çok sonra, son üç yapıtında gerçekleşmiştir.
Bugünkü izlencemizde, Wozzeck'in yalnız ilk perdesini sunabileceğiz. İkinci ve üçüncü perdeleri gelecek izlencemizde vermeye çalışacağız.
Konuyu kısaca belirtelim:
Birinci perdenin birinci sahnesi; Kışlanın bir odasında sabahleyin Yüzbaşı ile onu traş etmekte olan er Wozzeck arasında geçer. Yüzbaşı, Wozzeck'in metresinden olan evlilik dışı çocuğuna yeterince bakıp bakamadığını sorgulamaktadır. Bu arada onurlu insanların nasıl yaşamaları gerektiği yolunda kendini beğenmişlikle yüksekten atan sözler eder. Wozzeck, çocuğu törel/ahlak kurallarına uygun yetiştirmeye çalıştığını, ancak kendisi yoksul bir insan olduğundan hoş görülmediğini, kendisi gibi yoksul insanlar ölünce de belki ancak gök gürültüsü yapmak için kullanılabileceklerini söyler.
İkinci sahne: Kent yakınında orman kıyısında Wozzeck ve arkadaşı Andres toprağa uzanmışlarken Andres bir avcı şarkısı söylemektedir. Wozzeck birden huysuzlanarak çevresindeki ağaç dallarını kırmaya, bu yerlerin ilençli/lanetlenmiş olup burada oturanların üç gün içinde ölebileceklerinden söz etmeye koyulur. Andres, arkadaşı Wozzeck'i bu kötü önseziden kurtarmaya çalışır, gitmeleerinin iyi olacağını söyler. Güneş batmıştır, kızılımsı bir renk her yanı kaplamaktayken Wozzeck "Dünya Öldü" diye söylenir.
Üçüncü sahne: Wozzeck'in metresi Marie yoksul odasının açık penceresinden yanında çocuğuyla, marş yürüyüşüyle dışarıdan geçen askerleri seyretmektedir. Marie'nin komşusu Margaret de kapı önünde geçen askerleri izlemekte ve önde yürümekte olan yakışıklı bando yöneticisini övmektedir. Marie bandonun çaldığı marşı cim-bum, cim-bum sözleriyle taklit etmektedir. Bando yöneticisinin Marie'ye göz kırptığını, selamladığını gören Margaret, Marie'ye laf atınca aralarında tartışma çıkar. Marie pencereyi kapatarak içeri çekilir. Çocuğunu sallayarak avunmaya çalışır. Kapı vurulur, Wozzeck içeri girer. Kırdaki olayın etkisi üzerindedir. Her yerde hayaller görmektedir. Marie onun delirmek üzere olduğunu düşünmektedir. Wozzeck geldiği gibi birden çıkar gider. Marie ürkmüş durumda arkasından kapıyı kapatır.
Dördüncü sahne: Kışlada Doktorun odasında Wozzeck muayene olmaya gelmiştir. Doktor, Wozzeck'i biraz para karşılığında tıp deneyleri için kobay gibi kullanmaktadır. Yiyeceklerin insan ırasını ne ölçüde değiştirdiğini araştırmaktadır. Bunun için Wozzeck bir hafta yalnız fasulye yemekle yetinecektir, belki sonra biraz et yemesine izin verebilecektir. Doktor, Wozzeck'in doğa üzerine düşüncelerini soruşturmaya geçer. Wozzeck, doktora dünyayı kaplayan alevlerden söz etmeye ve bu deneylere Marie için katlanmakta olduğundan söz eder. Doktor deney sonuçlarının düşüncesine uygun çıktığını belirterek memnuniyetle ellerini oğuşturur, latince birçok tıp terimleri kullanarak Wozzeck'i deneylerin devamı için uyumlu olmaya çağırır. Dilini göstermesini söyler. Wozzeck dilini çıkarırken sahne biter.
Beşinci sahne: Marie ve bando yöneticisi Marie'nin kapısı önündedir. Vakit gecedir. Bando yöneticisinin görünüşünü över Marie. Yönetici de kendisiyle övünmektedir. Marie'yi sıkıştırmaya başlar. Marie onu iter, tırmalar. Yönetici ona kaplan gibi olduğunu söyler. Ve Marie'nin güzelliğini belirterek yine ona yönelir. Bu kez Marie'de onun kollarına atılır, birlikte kapıdan içeri girerler.
Dinleteceğimiz kayıtda Wozzeck'i bariton Franz Grundheber, Yüzbaşıyı tenor Heinz Zednik, Doktoru bas Aage Haugland, Wozzeck'in arkadaşı Adres'i tenor Philip Langridge, Bando yöneticisini tenor Walter Raffeiner, Marie'yi soprano Hildegard Behrens, Marie'nin komşusu Margaret'i alto Anna Gonda, Viyana Filarmonisi eşliğinde, Claudio Abbado yönetiminde seslendirecekler.
KÜĞ (Ç.S.M.) : Berg - Wozzeck - Birinci perde (33'40")

Not: Tekrar yayında kısaltılmış olan programın ses kaydında Klarinet ile Piyano için Dört Parça Op.5 ve Orkestra için Üç Parça Op.6 yer almamış, onların yerine bir önceki haftadan Piyano Sonatı Op.1 yayınlanmıştır.

24 Ekim 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 42

Bölüm 42 / Orijinal Yayın Tarihi: 1 Kasım 1999



Alban Berg, 1885 yılında 9 Şubat günü Viyana'da orta halli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Başlangıçta küğe karşı ilgisiz görünüyor, buna karşılık çağının tüm yazarlarını, ozanlarını okuyarak geniş bir ekine/kültüre ulaşma çabasını aralıksız sürdürüyordu. Ağabeyi ile bacısının küğ dersleri almaya başlamaları üzerine onların çalışmalarına ilgi gösterir oldu. Bir süre sonra kendi kendine bağdarlık çabasına girişti. Kardeşlerinin küğ öğrenimindeki yavaşlıkları ona yetmez oldu. Piyano çalmayı ve bağdama tekniğini kendi kendine öğrenmeye çalıştı. 1904 yılının güzünde yazmış olduğu kimi şarkıları ağabeyi Schönberg'e göstererek, aracı olması sonucu Schönberg'le tanıştı. Onun ilerici görüşlerinden çok etkilenerek özel öğrencisi oldu. Giderek Schönberg'in en yakın arkadaşı durumuna geldi. Ölünceye kadar da bu yakınlığını ve sadakatini korudu.
Schönberg'in öğrencisi olmadan önce, kendi çabasıyla bağdarlığı öğrenmeye koyulduğu dönemde, sevdiği ozanların şiirlerini şarkı yapıyordu.
Berg'in ölümünden sonra, yetişkin bağdarlık döneminde ortaya koymuş olduğu 14 yapıt arasında hiç birini almadığını, başlangıç çalışmaları olarak ortaya hiç çıkarmadığı 69 tane şarkı yazmış olduğu saptanmıştır. Berg'in 15 yaşından 20 yaşına kadar -1900 ile 1905 yılları arasında- yazılmış bu şarkılar, o yıllarda Wagner-Mahler yoluyla etkinliğini sürdüren geç - romantizmin tüm özelliklerini -sallantılı, gevşek, giderek değişime uğramaya yatkın dengeserlik anlayışı içinde, örtüsüz bir duygululuk, ince, yüreğe dokunan bir söyleyiş biçemi- göstermektedir. Berg'in 1908 yılında yazdığı Op.1 Piyano Sonatı, aynı özellikleri taşımakla birlikte, dilinin yoğunluğu ve dengeserlik dışına yönelik yapısı bakımından çok ustaca yazılmıştır. Bu ustalık yalnız bağdarın yapıtını yazmasındaki bir özellik olarak kalmaz, seslendiriciden de özdeş incelik-duygunluk ve hünerli tekniğin kaynaştırılmasını ister.
Op.2 Dört Çığırgı'yı Berg 1908-1909 arasında yazmıştır. 0p.3 Yaylı Dördül'ü 1910 yılında yazmıştır. Kimilerine göre Berg'in en güzel yapıtıdır. Schönberg'in dengesersiz / atonal küğ anlayışına göre ortaya koyduğu yapıtlara bir türlü yakınlık duyamayan ve anlayış gösteremeyen bir eleştirmene göre de "Schönberg' in en iyi yapıtı Alban Berg" olmuştur. Schönberg, Op.3'e gelinceye dek, Berg'in yazdığı tüm yapıtları gözden geçirerek düşüncelerini belirtmiş, yapıtların her yönden eksiksiz olmasında önerilerde bulunmuş, bu yapıtların ortaya çıkmasında yönlendirici olmuştur. Berg'in Op.3'ten sonraki yapıtlarının hiç birinde Schönberg'in bir önerisi, bir onayı söz konusu değildir. 0p.3 Dördül, dengeserlik bağlarından tam bir kopuşun ürünüdür. Dengeserlik ortadan kalktığı gibi, uyum anlayışı da tam bir özgürlük gösterir. Yapıtın girdiye/kontrapunta dayalı yazısı bakımından dört çalgının bağımsız çizgilerinin birlikteliği yatay ve dikey düzeni getirir. Yapıtın ikinci özelliği, Berg'in yaşamı boyunca bağlı kalacağı; bir biçime göre kuruluşu çatkılama anlayışının örneği olmasıdır. İki bölümlü olan yapıtta, devinim hızı bakımından pek ayrılık görülmez. Buna karşılık, ilk bölüm "sonat" biçimine uygunluk taşır. Yalnız "gelişme" yerine, serimdeki ögeler daha değişik olarak kullanılmıştır. İkinci bölümde "rondo" biçimi öngörülmüştür. Böylece, Berg'de bir birine zıt gibi duran iki oluşum hemen dikkati çeker; biçimciliği gerektiren saltık/mutlak küğ anlayışı ile, anlatıya yönelik biçemin durgun/lirik sınırsızlığı, sürekli değişime yönelişi, Berg'in bundan sonraki yapıtlarında da bu ikilik hep görülecektir. Berg'in küğünün çok etkileyici özelliğini oluşturacaktır.
Berg'in ölümünden sonra ele geçen, gençlik yapıtlarına örnek olmak üzere; 1904 ile 1908 yılları arasında yazılmış olanlarından seçilmiş on bir şarkıyı soprano Jesye Norman'dan Ann Schein'in piyanosu eşliğinde sunacağız. Lorenz, Bierbaum, Heine, Rückert, Greif, Wisbacher, Rilke, Goethe ve Jakobowski'den seçilmiş şiirleri'in Türkçe başlıkları şöyle: 1. Sarısalkımlar açıyor 2. Denizcinin sevgilisinin türküsü 3. Yurtsama 4. Güzel Sevgili 5. Pek çok sevilmiş güzel kadın 6. Uzak Şarkılar 7. Gölge-yaşam 8. Bitti 9. Sevi 10. Ufacık tefecik 11. Sin Yazıtı
KÜĞ (Ç.S.M): Berg - Gençlik şarkıları 13-23 (J.Norman) (17'17")
Şimdi, Alban Berg'in 1908'de yazmış olduğu ve Op.1 sayısını verdiği yalkın/solo piyano için yazmış olduğu tek yapıtı bulunan Piyano Sonatı'nı sunuyoruz. Piyanoyu Daniel Barenboim çalıyor.
KÜĞ (Ç.S.M): Berg - Piyano Sonatı Op.1 (Barenboim) (11'30")
Sırada 1910 yılında yazılmış, kimilerince Berg'in en güzel yapıtı sayılan Op.3 Dördül var. Yapıtı Arditti Dörtlüsü seslendiriyor.
KÜĞ (Ç.S.M): Berg - Dördül Op.3 (Arditti Dörtlüsü) (20'11")
Berg'in ilk orkestra yapıtı 1912 yılında yazdığı "Peter Altenberg'in Posta Kartı Koşukları üzerine Beş Şarkı Op.4'tür. Şarkılar büyük bir orkestra eşliği gözetilerek yazılmıştır. 1913 yılı Mart ayında Schönberg'in yönetiminde Viyana'da ilk kez dizinin 2. ve 4. şarkıları seslendirilirken, ıslıklar ve yuhalamalar yüzünden dinletiyi kesmek zorunluluğu doğdu. Op.4 Beş Şarkı, gördüğü ürkütücü tepki nedeniyle 1953 yılına kadar hiç bir nota basımevince basılmadı, yeniden seslendirilmedi. 1953 yılında Berg'in ölümünden 18 yıl sonra -Universal Edition'ca ilk kez basıldı. 1940 ile 1950 arasında bütün dünyada genç bağdarlar kuşağı artık ilk çalışmalarını dizisel yöntemle yapar duruma gelmiş olduğu, dinletilerde dengeserlikdışı veya dizisel yöntemle yazılmış birçok yapıt seslendirilir olabildiği için, Berg'in büyük tepki çekmiş olan söz konusu yapıtı da artık seslendirilir duruma geldi ve tutuldu. Orkestra eşliğindeki karmaşık yığınlaşmaya karşın, inanılmaz ölçüde zarif ince bir anlatımı gerçekleştirmiş bu şarkılar bugün artık Berg'in en sevilen, tutulan yapıtları arasında bulunmaktadır.
Dinleteceğimiz son yapıt, Berg'in Op.4 "Peter Altenberg'in Posta Kartı Koşukları üzerine Beş Şarkı"sı olacak.
Pierre Boulez'in yönettiği Londra Senfoni Orkestrası eşliğinde soprano Jessye Norman söyleyecek.
KÜĞ (Ç.S.M): Berg – Altenberg Şarkıları (J.Norman) (11'00")

Not: Tekrar yayında kısaltılmış olan programın ses kaydında Piyano Sonatı Op.1 yer almamış, bir sonraki hafta yayınlanmıştır.