Stravinski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stravinski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 28

Bölüm 28 / Orijinal Yayın Tarihi: 19 Temmuz 1999



Sayın dinleyiciler; bugünkü izlencemizi yine Stravinski'nin iki yapıtına ayırmış bulunuyoruz. Bu yapıtlardan ilki, onun Rusya dönemi/1. dönem içinde 1907-1914 yılları arasında ortaya koyabilmiş olduğu ilk operası "Bülbül"dür. Operanın konusu Andersen'in yazdığı bir masaldan alınmış, çünkü/librettosu Stravinski ile arkadaşı Mittisov tarafından düzenlenmiştir. Olay Çin'de geçmektedir. Gece vakti deniz kıyısında balıkçı ağlarını denize atmış beklerken bülbülü dinlemektedir... Bülbülün ötmesinden çok etkilenen balıkçı, onu dinlesinler diye Çin İmparatorunun sarayındaki aşçıbaşını, mabeynciyi saray rahibini çağırır. Bülbülü dinleyen Aşçıbaşı kuşun sesinin güzelliğini tüm saraya yayar. İmparator söylenenleri duyunca bülbülün getirilerek huzurunda şarkı söylemesi buyruğunu verir. Tüm saray halkı toplanır. Bülbül bir çubuğun üzerine konmuş durumda saraya getirilir. İmparatorun huzurunda şakımaya geçer. Herkes bülbülün sesine hayran olmuştur. Sıkıntılı durumdaki İmparatorun sıkıntısı da gider. Ancak Japon imparatorunun elçileri, Çin imparatoruna armağan olarak altından yapılmış, istenildiği zaman kurulunca ötmeye koyulan bir makine bülbül getirirler. Artık bülbülün gelmesini beklemeye gerek kalmayacaktır. Canlı bülbül, makine bülbülü görünce susar, üzüntü içinde oradan oraya uçmaya başlar. Buna kızan imparator, bülbülü sarayından, bahçelerinden kovdurur. Ne ki bir süre sonra makine bülbülün zembereği kırılır, kurulamaz, ötemez duruma gelir. İmparator bülbülün sesinin özlemi içindedir. Sayrılanır, yatağa düşer. Ölümcül durumdadır. Yatağının ayak ucunda ölüm beklemektedir. Kovulmuş olan bülbülü bulup getirirler. Yeniden şakımaya başlayan bülbül, imparatorun canını almaya hazırlanan ölümü uzaklaştırır. İmparator yeniden kendisine gelir yatağı çevresinde ölmesini bekleyenlere "Günaydın" diyerek yaşama döndüğünü belirtir. Balıkçı şarkı söyleyerek yine deniz kıyısına ağlarını atmaya gider, opera biter. Stravinski 1907 yılında "Bülbül" operasına başlamış ve o yıl içinde ilk perdesini bitirmiştir. Ancak beş yıl ara vermiş, başka yapıtların üretimine geçmiştir. Beş yıldan sonra yeniden operasına dönerek kalan ikinci ve üçüncü perdeleri yazmaya koyulmuş 1914 yılında operasını tamamlayabilmiştir.
Stravinski'nin şimdi sunacağımız "Bülbül" operasında yer alan sanatçılar: Balıkçı-Loren Driscoll/Bülbül-Reni Grist/Aşçı-Marina Picassi/Mabeynci-Kenneth Smith/İmparator-Donald Gramm/Japon İmparatorunun üç elçisi-Stanley Kolk, William Murphy, Carl Kaiser / Ölüm-Elaine Bonazzi. Vaşington Opera Topluluğu ve Korosu'nu İgor Stravinski yönetiyor.
MÜZİK: Stravinski – Bülbül Operası (47'00")
Stravinski'den dinleteceğimiz son yapıt, onun 1953 yılında yeniden biçem ve teknik değiştirerek "dizisel yöntemi" benimseyerek yapıt vermeyi sürdürdüğü, son; üçüncü döneminin en başarılı yapıtlarından sayılan; "Agon/Çatışma" bale küğüdür. Stravinski, yardımcısı, öğrencisi, yazar ve orkestra yönetmeni Robert Craft’ın, Schoenberg ve Webern'in yapıtlarını kendisine tanıtması üzerine 1951 yılında dizisel yöntemle yazmaya yöneldi. 1951 yılından son yapıtını yazdığı 1968 yılına kadar ortaya koyduğu, irili ufaklı yirmi kadar yapıtında genellikle dizisel yöntemle yazdı. Bu üçüncü dönem yapıtları içinde en ünlüsü/en başarılısı 1953-1954 yılları içinde yazmış olduğu "Agon/çatışma" balesidir.
KÜĞ (MÜZİK) : Stravinski - Agon/Çatışma (23'07")

Not: Tekrar yayında kısaltılmış olan programın ses kaydında Agon/Çatışma yayınlanmamıştır.

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 27

Bölüm 27 / Orijinal Yayın Tarihi: 12 Temmuz 1999



Bugünkü izlencemizde Stravinski'nin üç senfonisel yapıtı yer alıyor. Üçü de ikinci dönem/ "Yeni Klasikcilik" dönemi içinde yazılmış.
İlk dinleteceğimiz yapıt, 1930 yılında yazılmış olan "Mezmurlar Senfonisi / Symphonie de Psaumes". Sözler Eski Ahit, yani Tevrat'ın Mezmurlar bölümünün 38, 39 ve 150. mezmurlarından alınmadır. Koro ve orkestra için yazılmıştır. Üç bölümlüdür.
Yapıtı Berlin Operası korosu ve Berlin Filarmoni Orkestrasından Herbert von Karajan yönetiminde dinleyeceğiz.
KÜĞ (MÜZİK): Stravinski - Mezmurlar Senfonisi (21'30")
Dinleteceğimiz ikinci senfoni yalnız orkestra için yazılmış "DO Senfonisi"dir. 1938 - 1940 yılları arasında yazılmıştır. Bölümleri:
1. Moderato alla breve
2. Larghetto Concertante
3. Allegretto
4. Adagio-Tempo giusto alla breve
Dört bölümlü olan bu senfoniyi Sir Alexander Gibson yönetiminde İskoç Ulusal Orkestrasından dinleteceğiz.
KÜĞ (MÜZİK): Stravinski - Senfoni "DO" (29'06")
Stravinski'den dinleteceğimiz üçüncü yapıt: "Üç bölümlü Senfoni" başlığını taşımaktadır. 1942-1945 yılları arasında yazılmıştır. Bölümler:
1. Birinci bölüm
2. Andante, Interlude
3. L'Istesso tempo-con moto
Sir Alexander Gibson yönetiminde İskoç Ulusal Orkestrası seslendiriyor.
KÜĞ (MÜZİK): Stravinski - Üç bölümlü Senfoni (22'20")

Not: Tekrar yayında kısaltılmış olan programın ses kaydında Üç bölümlü Senfoni yayınlanmamıştır.

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 26

Bölüm 26 / Orijinal Yayın Tarihi: 5 Temmuz 1999



Sayın dinleyiciler, bugünkü izlencemizde de Stravinski'nin yapıtlarını tanıtmayı sürdüreceğiz. Dört yapıt dinleteceğiz. Bunların dördü de Stravinski'nin "Yeni Klasikcilik" akımı içinde görülen ikinci döneminin yapıtlarıdır.
Dinleyeceğiniz ilk yapıt Stravinski'nin 1924 yılında Piyano ve Üfleme Çalgılar Orkestrası. için; Bach ve Barok Dönemi örneksediği söylenebilir Konçerto'dur. Sayın Leyla Pamir bu konçerto için şunları yazmaktadır: Piyano konçertosu parlak ve bir virtüoziteyi gerektiren bir yapıttır. Bach'ın 1. piyano Invention'unu anımsatan bu yapıtta kontrpuanların zorluğu dikkkat çekmektedir.
Yapıtın bölümleri: 1.Largo-Allegro 2.Largo 3. Allegro
Piyanoyu Paul Crossley çalıyor. Esa-Pekka Salonen yönetiminde London Sinfonietta eşlik etmekte.
MÜZİK: Stravinski – Piyano Konçertosu (1924) (19'05")
Şimdi dinleteceğimiz yapıt, yine piyano ve orkestra içindir. "Capriccio" başlığını taşımaktadır. 1928-29 yılları. arasında yazılmıştır. Adından da anlaşılacağı üzere bu konçerto ilkine göre daha şen, oynak, cilveli bir yapıttır. Sayın Leyla Pamir'in bu yapıt üzerine yazdıkları şöyle: Piyano ve Orkestra için yazılan Capriccio adından da anlaşıldığı gibi eğlenceli ve işveli bir yapıttır. Çeşitli üsluplardaki müzik olayları birbirini izler. Müzik maddesinde Carl Maria von Weber'den cümleler kullanıldığı gibi yapıtın orta ve yavaş tempodaki bölümünde orkestra bir yandan Barok karakterindeki uzun ezgiler sergiler. öte yandan sola piyano partisi, bir doğaçlama havasında figürasyonlu oyunları duyurur. Piyano figürasyonlarında klavsen tekniği çağrıştırılmaktadır. Capriocio hem piyano partisi hem de orkestra partisi bakımından parlak virtüoz bir yapıttır.
Yapıtın bölümleri: 1.Presto 2.Andante rapsodico 3.Allegro capriccioso ma tempo giusto Piyanoyu Paul Crossley çalıyor. Esa-Pekka Salonen yönetiminde London Sinfonietta eşlik etmekte.
MÜZİK: Stravinski – Capriccio (17'01")
Dinleceğimiz üçüncü konçerto, Stravinski'nin 1931 yılında yazmış olduğu Keman Konçerto. Bu. Yeni klasikcilik akımı içinde yer alan bu konçerto, biçim ve biçem olarak Barok dönem keman yapıtlarına yaklaşıklık gösterir. Dört Bölümlüdür:
1.Toccata 2. Arya 1 3. Arya 2 4.Capriccio
Yapıtı Anne-Sophie Mutter'in kemanından, Paul Sacher yönetimindeki Philharmonia Orkestrasının eşliğiyle dinleyeceğiz.
MÜZİK: Stravinski – Keman Konçertosu (21'02")
Şimdi Stravinski'den iki küçük, şaşırtıcı yapıt: İlki 1940'ta. piyano için yazıp da 1953'te orkestralamış olduğu "Tango", ikincisi: Her biçerne kendisini uydurmasını bilen ustanın, ilginç bir başka. denemesi olarak gösterebileceğimiz, konçerto türündeki son yapıtı: 1945 yılında Klarinet ve Caz Orkestrası (Big Band) için yazmış olduğu ünlü cazcı, klarinetçi, yönetmen Woody Herman'a sunulamış olduğu "Ebony/Abanoz Konçertosu".
Size dinleteceğimiz kayıtta Stravinski, Columbia Caz Orkestrasını kendisi yönetmektedir. Klarinet'i ise ünlü klarinetçi Benny Goodman çalmaktadır. Tango'dan sonra dinleyeceğiniz Abanoz Konçertosu üç bölümlü olup, bölümler; 1.Allegro Moderato , 2. Andante 3. Moderato con moto buyurguludur.
MÜZİK: Stravinski - Tango (4'05")
Abanoz Konçertosu (13'20")

Tekrar yayında kısaltılmış olan programın ses kaydında Keman Konçertosu yayınlanmamıştır.

27 Haziran 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 25

Bölüm 25 / Orijinal Yayın Tarihi: 28 Haziran 1999



Schoenberg'in yapıtlarından söz ettiğimiz önceki bir izlencemizde, İgor Stravinski'nin Schoenberg'in Op.21 Pierrot Lunaire'inin provalarını izleyerek büyük ölçüde etkilendiğini, Paris'e dönünce Schoenberg'in yaptıklarından, arkadaşı Maurice Ravel'e sözettiğinden bunun sonucu Maurice Ravel'in 1913 yılında Stephan Mallarme'nin üç şiiri üzerine: Soprano, yaylılar dörtlüsü, 2 flüt, 2 klarinet eşliğinde şarkı yazmış olduğunu, Igor Stravinski'nin de Üç japon Şarkısını 1912 -1913 yılları arasında yazmış olduğunu belirtmiştik. Bugünkü izlencemizin ilk yapıtı olarak; Maurice Ravel'in dolaylı olarak Schoenberg etkisiyle yazdığı Üç Mallarme Şarkısı'nı sunacağız. Ravel'in 1913 yılında yazdığı Üç Mallarme Şarkısı'ndaki şiirlerin başlıkları şöyle:
1. Soupir/İççekme
2. Placet futile/İşe yaramaz arzuhal
3. Surgi de la croupe et du bond/Terkiden, zıplayıştan kurtulmuş.
Soprano Felicity Lotte'a Paris Oda Orkestrası sanatçıları eşlik ediyor.
KÜĞ (MÜZİK) : M. Ravel – Mallarmé Şarkıları (11'34")
Şimdi de İgor Stravinski'nin 1913 yılında yazdığı "Üç Japon Şarkısı"nı ve hemen ardından 1914'te "Pribautki" başlığı altında, halk şiirleri üzerine yazdığı "hoşagider/sevimli" olarak tanımladığı dört şarkısını sunacağız.
Üç Japon Şarkısının başlıkları şöyle:
1. Ozan Akahito'dan "İnelim Bahçeye"
2. Ozan Mayatsumi'den "Nisan Geliyor"
3. Ozan Tsaraiuki'den "Nedir Uzaktan O Denli Ak Görünen?"
Bu üç Japon şiirinin ardından dinleyeceğiniz Rus halk şiirleri üzerine yazılan dört "hoşagider/sevimli" şarkıların başlıkları da şöyle:
1. Armand Amca
2. Fırın
3. Albay
4. Yaşlı adam ve tavşan
Üç japon şarkısı ve ardından dört sevimli şarkıyı soprano Lydia Davidova'dan oda orkestrası eşliğinde dinleyeceğiz.
KÜĞ (MÜZİK) :İ. Stravinski – Japon Şarkıları, Hoşagider Şarkılar (10'00")
Stravinski'nin ilk seslendirilişi fırtınalar yaratmış olan "Bahar Ayini " yapıtından sonra özgünlüğünü, öncülüğünü yitirdiği, giderek yeni klasikçilik akımı içinde eski ustalara öykünmeyle yetindiği, çığır açıcı yeni hiçbir yapıt ortaya koyamadığı epeyce yazılmış, söylenmiştir. Bunu, "Bahar Ayini"nin gördüğü tepkiden ürküntüye düşmeye bağlayanlar olduğu gibi, özgün esin tükenmesine karşılık başka ustaların verimlerinden yararlanarak taklit yapıtlar ortaya koymakla tükenmişliğini gizlemeye kalkıştığını öne sürenler de olmuştur. "Bahar Ayini" Stravinski küğünün doruk noktalarından birisidir. Ateşkuşu-Petruşka-Bahar Ayini sıralamasında; ezgisel yürütümün parçalanarak, örge bölümcüklerin tartısallığı öne çıkarma tutkusunun sıra taşları olarak görebiliriz. Bu yönlenme yalnız bu üç yapıtla sınırlı kalmamıştır. Stravinski'nin esin kökeninin Rusya'ya bağlı olduğu 1901'den 1919 yılına dek süren birinci döneminde ortaya koymuş olduğu öteki yapıtları; 1908-1914 yılları arasında yazmış olduğu "Bülbül" operasında, 1915-1916 yılları arasında yazdığı "Tilki" Oda Operasında, 1914-1923 yılları arasında ortaya çıkan ''Düğünler'' adlı balesinde de tartısallık amacına bağlı kaldığını görürüz. 1919 yılından 1953'e dek süren ikinci döneminde Stravinski verimindeki esin kaynağını değiştirmiş olarak karşımıza çıkar. 1919 yılında yazdığı "Pulcinella" balesinin en açık biçime belirlediği yön; kaynak ezgiselliğin eski ustaların yapıtlarından alıntılar/biçimler/biçemler almaya yönelmiş olduğudur. "Pulcinella" bale küğünde Stravinski, Pergolesi'den aldığı ezgilerle, yazılmış bir küğ üzerine yeni/kendisinin olan bir küğ yaratımını önceler. 1919'dan 1953'e dek sürecek bu ikinci dönemde tartısallık anlayışı; birincil öge olma önemini, çıplaklığını/ilkelliğini yitirmiş, ezgiyle bütünleşme/bağımlaşma yoluna girmiştir. Böylece "Yeni Klasikcilik" akımı içinde, eski ustaların/tuttuğu bağdarların ezgilerinden yararlanarak, çok kez eskiden yazılmış bir küğ üzerine kendince uygun gördüğü uyum ve tartı kurgusunun eklenmesiyle eski küğü yeniden yazmayı öngörür. Böylece "Pulcinella" yapıtında Pergolesi'yi, "Perinin Öpüşü" balesinde Çaykovski'yi, "Kart Oyunu" balesinde Rossini'yi ele almış, Piyano ve Üflemeler Orkestrası için Konçerto'da J.S.Bach'dan esinlenmiş, bu küğlere kendi tümce anlayışını, kendi uyum anlayışını ve kendi girdi/kontrapunt anlayışını ve tartımlılığını eklemiş bir Stravinski küğüyle karşılaşırız. Stravinski, bu küğlerinde resim sanatında gördüğümüz; Collage/Yapıştırma yöntemine uygunluk içindedir. Bu yönden bakınca Picasso'nun resimde yaptığını Stravinski'nin küğde yapmış olduğunu söyleyebiliriz. İki sanatçının da; parçalayıp, yeniden "kendince" bütünleştirme anlayışında benzeyişme, yaklaşıklık vardır.
Stravinski, 1913'te "Bahar Ayini"ninde tartımı küğün en çarpıcı, birincil ögesi olarak öne çıkardığı dönemde, 1901'de başlamış olduğu "Bülbül" operasını da yazıyordu. Yapıtını 1914'te bitirdiğinde Birinci Dünya Savaşı başlamıştır. Savaş, orkestraların kadrolarını zayıflatmıştır... Geniş kadrolu orkestra yapıtları yerine daha küçük kadrolu, oda küğü toplulukları için yapıt ortaya koymak seslendirilme yönünden daha elverişlilik göstermektedir.
Stravinski 1915 - 1916 yılları içinde bir Rus söylencesine dayanan "Çerinin/Askerin Öyküsü" yapıtını yazar. Stravinski'nin anlattığı Rus söylencesine göre cönkü İsviçreli Ozan Ramuz yazar. Konu, evine dönen bir askerin elindeki kemana göz koyan şeytanla pazarlığa girişen askerin şeytana sattığı kemana karşılık aldığı yeni yaşamının gerçek dışına kaymasını betimler. Bir anlatıcı öyküyü anlatır. Konunun gerektirdiği yerlerde, sonradan ardış/Suite durumuna sokulabilecek yönde küğ parçaları bulunur. Bunlar; bir keman, bir klarinet, bir fagot, bir kornet, bir trombon, bir kontrabas ve vurma çalgılarla seslendirilir. Ancak yapıtın daha sonra ardış/suite olarak değişik düzenlemeleleri yapılmıştır.
Bizim size şimdi dinleteceğimiz beş bölümlü ardış, keman, klarinet ve piyano için yapılmıştır. Klarineti Walter Boeykens, kemanı Marjeta Korosch, piyanoyu Robert Groslot çalmaktadır. Bölümler şöyledir:
1.Askerin marşı
2.Askerin kemanı
3.Küçük Dinleti /Konser
4 Tango, Vals-Ragtime
5.Şeytanın Kırını/dansı
KÜĞ (MÜZİK): Stravinski – Çerinin Öyküsü (14'26")
Stravinski 1919 yılında yalkın klarinet için üç parça yazmıştır. Tüm usta klarinetçilerin seslendirmeyi benimsedikleri bu çok kısa ama hüner isteyen parçacıkları Walter Boeykens'in klarinetinden sunuyoruz.
KÜĞ (MÜZİK): Stravinski – Klarinet için 3 parça (4'04")
"Bahar Ayini"nden sonra 1914'te başlayıp ancak 1923 yılında bitirebilmiş olduğu, Rus düğünlerinde görülen/görülebilir olaycıkları özümseyen, yalkıcılar, koro, dört piyano ve vurma çalgılar için yazdığı "Les Noces/Düğünler" adlı yapıtını dinleteceğiz.
Soprano Mireille Quercia/ Sharon Cooper/mezzosoprano,/Pierre Capelle/tenor,/Pali Marinov/bas,/Çağdaş Koro/Strasbourg Vurmaçalgılar Topluluğu ile Roland Conil, Raffi Arzoumanian-Jeanine Vieuxtemps, Jacques Raynaut piyanolarda, yapıtı Roland Hayrabedian yönetiyor.
KÜĞ (MÜZİK): Stravinski – Les Noces/Düğünler (23'13")

Not: Tekrar yayında kısaltılmış olan programın ses kaydında Çerinin Öyküsü yayınlanmamıştır.

20 Haziran 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 24

Bölüm 24 / Orijinal Yayın Tarihi: 21 Haziran 1999



Bugünkü izlencemizde İgor Stravinski'nin "Petruşka" ve "Bahar Ayini" balelerinin küğlerini sunacağız. Gerek Petruşka, gerekse Bahar Ayini baleleri Diaghilev'in hazırladığı toplulukca ilk kez Paris'te sahnelendi. Petruşka 1911 yılının Haziran ayının 13'de Chatelet Tiyatrosunda, Bahar Ayini 1913 yılı 29 Mayısında Champs-Elysee tiyatrosunda Petruşka, Ateş Kuşu balesiyle başlamış başarıyı daha yukarılara tırmandırdı.
Ateş Kuşu balesinde Kastcei'nin Kırını'nda görülen tartısal yöneliş bu kez balenin tümüne yaygınlaşmış durumdaydı. Ne ki Ateş Kuşu'nda sezilen oldukça romantik, duygusal söyleyiş yitmiş, izlenimciliğe, simgeciliğe ve gizemciliğe karşıt, çok dengeserli, ereği tartısal etkinlik olan, etkisi nerdeyse fiziksel denebilecek, nesnel bir küğe ulaşmış bulunuyordu. Yine de içten içe dengeserlik anlayışını koruduğu, ezgiselliği de elden bırakmadığı için, çarpıcı, yırtıcı tınaşlarının yoğunlaşmasına karşın açıklığını yitirmiyor, büyük beğeni toplamış bulunuyordu.
Konu, bir panayır yerindeki türlü etkinliklerin (dadıların, seyislerin, arabacıların, ayı oynatıcısının kırınları) sergilenmesi yolundadır. Ancak panayır yerindeki bir kukla tiyatrosunda kuklacının, Petruşka, Petruşka'nın sevdiği balerine ve balerina'ya sahiplenen ve kendisinin sayan Arap arasındaki; sonucu iyi yürekli çok duygulu Petruşka'nın kıskanç Arap tarafından kılıçla kovalanıp öldürülmesiyle biten serüven Panayır gösteriminin odağını oluşturur. Arab'ın Petruşka'yı öldürmesi karşısında izleyiciler korkarak kaçışmaya başlayınca, kuklacı görünür, ürküntüye gerek bulunmadığını belirler. Çünkü ölen tahtadan yapılmış bir kukladır. Kırılmış, parçalanmış kuklayı alıp sahneden çekilirken, tahtadan cansız olduğunu söylediği kukla Petruşka'nın tini/ruhu göğe ağar.
Yapıtı Pierre Boulez yönetimindeki New York Filarmoni orkestrasından dinleyeceğiz.
KÜĞ / MÜZİK: Stravinski – Petruşka (33'55")
Bahar Ayini'nin 1913 yılı 29 Mayısındaki ilk seslendirilişi küğ tarihinin en büyük skandallarından birisinin kopmasına neden oldu. Küğ başladıktan kısa süre sonra salonda bağırıp çağırmalar başlamıştı. Dinlediği küğden bir şey anlamayan tutucu izleyicilerle, yapıtın seslendirilmesinin sürmesini isteyenler birbirine girmiş, bağırıp çağırmalar, karşılıklı yumruklaşmaya kadar ulaşmıştı. Salonda bulunan Saint Saens, hiddet içinde "Kimse şimdiye kadar beni böyle kandırabilmiş değil" diye bağırarak salonu terkediyordu. Debussy ise çevresinde bağırıp çağıranlara yakarıyor: Lütfen gürültü etmeyin de şu nefis küğü dinleyebilelim, diyordu. Kimileri dışarı fırlamış otomobillerin arabaların klaksonlarını söküp getirerek bağırttırıp duruyorlardı. Bugün o günün olaylarına göz atarak bir anlam vermeye çalıştığımızda kopan fırtınanın azgınlığını o günün ses dünyasında egemen olan ezginin baştacı edilmişlik durumunu unutacak olursak, yeterince anlamlı bulamayabiliriz. Stravinski, Bahar Ayini yapıtında küğün asıl yönlendiricisi sayılan ezgiyi soyutlamış, yerinden etmişti. Bu, küğü ezgisizdi demek değildir. Bahar Ayini yer yer iyice ezgiseIdir. Ne var ki ezgisel olduğu yerlerde de uyum anlayışının nedeni olmaktan uzak tutulmuş, uyum çok kez tek başına ezgi verisinden uzak/örtüşmesiz, tartım ögesi olarak kullanıldığı gibi, ezgi ile birlikte duyulduğu yerlerde de, birbirlerinden soyutlanmış olarak, çoklukla birbirine zıt, ayrı değerler yönelişler olarak birbirleriyle kaynaşmak yerine zıtlıklarıyla birbirini belirginleştirir/bağımsızlaştırır yönde ele alınmışlardır. Stravinski'nin uyguyu tartıma dönüştürerek ezgiden bağımsız kılmasındaki bu kopuş Bahar Ayinine gösterilen o çılgıncasına tepkinin asıl nedeni olmuştur. İleriki yıllarda küğde öyle çok değişmeler oldu, kulaklar türlü zıtlaşmalardan doğan gerginliklere öylesine alıştı ki, Stravinski'nin ezgi/uyum/tartım zıtlığından kaynaklanan bir küğe yol gösterdiği için tepkiyle karşılaştığını görebilmek bugün artık oldukça zorlaşmıştır. Bahar Ayini'nin ilk seslendirilişinden bu yana 86 yıl geçmiştir. Bugün artık çağdaş küğün klasikleri arasında yerini almış, seslendirildiği dinletilerde tepki yerine bol alkış toplayan bir yapıt olmuştur.
Balenin konusu putatapar Rusya'da Yeryüzünü kutsama töreni ile ilgilidir. Baharın gelişiyle verimliliğin artması umuduyla yeryüzü kutsanır. Değişik kırınlar, değişik öbeklerce kut-tören olarak oynanır. İkinci bölümde Seçilmiş kurban kızın bahar tanrısına kurban edilmeden önce rahiplerce kut kırına zorlanması sonunda, yaptığı kırından bitkin düşen kurban kızın yere yığılması sergilenir. Yapıtı yine Pierre Boulez yönetiminde Cleveland Orkestrasından dinleyeceğiz..
MÜZİK: Stravinski – Ateş Kuşu (52'00")

Not: 23. bölüm metninin ilkyarısı, ve Scherzo Fantastique eseri bu hafta yayınlanırken, tekrar yayında kısaltılmış olan programın ses kaydında Petruşka yayınlanmamıştır.

13 Haziran 2012 Çarşamba

Çağlar ve Müzik - 23

Bölüm 23 / Orijinal Yayın Tarihi: 14 Haziran 1999



Sayın Dinleyiciler; bugüne gelinceye değin yirminci yüzyılın küğünün öncülerinden; Liszt'den başlayarak. Cesar Franck, Debussy, Skryabin, Schoenberg'in yapıtlarından söz ederek örnekler sunmaya çalıştık. Bugün 20. Yüzyıl küğünün oluşumunda öncü sayılan bağdarlardan bir başkası; İgor Stravinski'den söz ederek yapıtlarından örnekler vereceğiz.
Igor Stravinski, 17 Haziran 1882'de Çarlık Rusyası'nda Petersburg'a yakın Oranienbaum kentinde dünyaya geldi. Babası Petersburg operasında bas sesiyle sanatçıydı. İgor stravinski dokuz yaşındayken piyano öğrenmeye başladı. Hukuk öğrenimi gördü. 23 yaşındayken 1905'te bu öğrenimi tamamladı. Ancak Hukuk Öğrenimi gördüğü sıralarda 1902-1905 yılları arasında Rus Beşleri'nden Rimski Korsakof'tan özel dersler aldı. Korsakof onu bağdarlığa yöneltti. Genellikle görüş alış verişi biçiminde geçen bu derslerden stravinski'nin çıkardığı sonuç; bağdar olarak neleri yapmaması gerektiğini öğrenmek olmuştu. Korsakof'tan aldığı dersler dışında akademisel bir eğitim görmedi. Bağdarlık yolunda kendi kendisinin yetiştiricisi oldu. İlk seslendirilen yapıtı: Op.1 Mi bemol Senfoni'yi 1905-1907 yılları arasında yazmıştı. Bu ilk yapıtında çığır açıcı bir yan görülmez. İkinci yapıtı; ır ve orkestra için "Pan ve Çobankız" üç şarkıdan oluşuyordu. Öğretmeni Korsakov'a sunulanmıştı. Bu yapıtını yazdığı sırada, yaşca kendisinden biraz büyük Prokovski adındaki arkadaşı, o dönemin Rusya'sında hiç tanınmayan, yapıtları seslendirilmemiş olan; Cesar Franck, Gabriel Faure, Claude Achille Debussy'nin yapıtlarından söz ederek onu bu bağdarların yapıtlarını tanımaya yöneltmişti. stravinski bundan sonra Debussy ile mektuplaşmya da başlamıştı. "Pan ve Çobankız" yapıtının ilk seslendirilişinde Korsakov da hazır bulunmuş, dinletiden sonra, yapıt için "Kuşkulu bir Debussy" tanısını yapmıştı. Stravinski'nin üçüncü yapıtı; orkestra için "Fantastik Scherzo" 1909 yılında ses1endirildiğinde, yapıtını adına sunulamış olduğu öğretmeni Rimski-Korsakov bir yıl önce ölmüştü. Yapıtın yeni tını arayışları ve parlak orkestralaması tanınmış sanat düzenleyicisi/emprezaryo'su Sergei Diaghilev'in ilgisini/dikkatini çekmişti. 1872 doğumlu olan Diaghilev ile Stravinski arasında bu dinletiden sonra bir dostluk bağı kuruldu, verimli bir işbirliği gündeme geldi. Bu ilişki Diaghilev'in 1929 yılındaki ölümüne dek sürdü. Stravinski'nin ününü doruğa ulaştıran yapıtları: Ateşkuşu 1910'da, Petruşka 1911'de, Bahar Ayini 1913'te bu işbirliği sonucu Paris'te gösterime sunuldu. 1914'te Stravinaki Rusya'dan tümüyle ayrıldı. I.Dünya Savaşı sırasında çoklukla İsviçre'de oturdu. Savaş sonrası Fransa'ya yerleşti. 1934'te Fransız uyruğuna geçti. 1939 yılında Harward Üniversitesinin çağrılısı olarak ABD'e gitti ve yerleşti. 1945'te ABD uyruğuna geçti. Sovyet Rusya'da 1917 devriminden kısa bir süre sonra, tüm Stalin döneminde, öteki öncü bağdarlar: Schoenberg, Berg, Webern, Bartok, Hindemit'in yapıtları gibi Stravinaki'nin küğü de "decadence/yoz" küğ olarak yaftalanıp Sovyetler Birliğinde seslendirilmesi yasaklandı. Stravinski, anayurduna, Stalin'in 1953'te ölümünden dokuz yıl sonra 1962'de sekseninci yaşının kutlandığı yıl gidebildi. Çok büyük ilgyle karşılandı. Moskova'da Leningrat'ta kendi yapıtlarını yönetti. 1911 yılının 6 Nisan günü New York'ta öldüğünde çağının en önemli/büyük bağdarlarından birisi olduğu tüm dünyaca olumsanmış bulunuyordu.
Bugünkü izlencemizde stravinski'nin bağdarlık serüveninin başlarında yer alan iki yapıta yer vereceğiz. Bunlardan ilki, konuşmamızın başında söz ettiğimiz "Scherzo Fantastique"tir.
Filarmonia Orkestrasını Eliahu İnbal yönetmekte.
KÜĞ (MÜZİK) : Stravinski - Scherzo Fantastique (13'05")
Dinleteceğimiz ikinci yapıt, Stravinski adını önemli/dikkate değer bir kata yükselten "Ateş Kuşu" bale küğü olacak. Yapıtın ilk seslendirilişi ve sergilenişi 1910 yılınıın 25 Haziran günü Paris Operası'nda olmuştur. Diaghilev, bir Rus söylencesi üzerine sahneleyeceği balenin küğÜnü hazırlamasını Stravinski'den istemişti. Ateş Kuşu bale olarak da küğ olarak da büyük başarı sağladı. Yeni tını arayışları, parlak orkestralaması beğeni toplamıştı. Ancak yapıtın en çok ilgi çeken bölümü "Ölümsüz Kastchei(Kaşeyi)nin "Cehennemlik Kırını/Dansı" olmuştur. Bir halk ezgisinin bütününden kopartılmış, birbiri ardınca yinelenen örgelerin, gittikçe azgınlaşan kakışmalı tınaşlara ulaşacak yönde, tartısal coşku içinde sergilenmesi alışılmadık bir şiddet söylemi getiriyordu. Stravinski, Ateş Kuşu'nun küğünden aldığı kimi bölümlerle beş parçalık bir ardış/süite de hazırlamıştır. Ancak tarihi belli olmayan ilk Ardış'ın hazırlanmasından sonra, orkestralamada bazı değişiklikler yaparak 1919'da ikinci, 1945'te üçüncü kez Ardış'ı yayınladı. Bunlardan en çok seslendirilen 1919 yılında yaptığı değişikliğe göre ortaya çıkardığı ardıştır. Bizim bugün size dinleteceğimiz "Ateş Kuşu" yapıtın sonradan ortaya koyulan "Ardış" biçimi değil, 1910 yılında bale olarak sahneye koyulan yapıtın küğünün tamamıdır. Balenin konusu kısaca şöyledir: Genç avcı İvan Tsarevitch (Çareviç), bilmeden, kötü tınlı "Ölümsüz Kastcei (Kaşeyi)nin büyülü bahçesine girer. Orada gördüğü Ateş Kuşu'nu avlar. Kuş, kendisini bırakması için yalvarır. Eğer bırakırsa zorda kaldığında çağırırsa yardıma koşacağı sözünü verir. Çareviç, Ateşkuşu'nu bırakır. Büyülü bahçede, Kastcei'nin büyüleyerek alıkoymuş olduğu 13 tutsak prensesin altın bir elma ile top oynadıklarını görür. Büyülenmiş prensesleri kurtarmak ister. Kastchei'nin saray bekçisi olan canavarca tutuklanır. Kastcei gelir. Çareviç'i öldürecektir. Çareviç Ateşkuşu'nu yardıma çağırır. Ateşkuşu gelir, büyüleyen bir şarkı söyleyerek Kastchei'yi ve yardımcılarını uyutur, Çareviç ve prenseslerin kurtulmasını sağlar.
Stravinski'nin Ateş Kuşu balesinin tümünü Eliahu İnbal yönetiminde Filarmonia Orkestrasından dinleyeceğiz.
MÜZİK: Stravinski – Ateş Kuşu (52'00")

Not: Tekrar yayında kısaltılmış olan programın ses kaydında Stravinski'nin Scherzo Fantastique başlıklı yapıtı yayınlanmamıştır.